(Dünden devam)
İman ve inkâr mücadelesi yalnız bu zamanın meselesi değildir. Hz. Âdem Aleyhisselâmdan beri sürüp gelen ve kıyamete kadar çeşitli suretlere bürünerek devam edip gidecek bir durumdur. Hakkın tarafında bulunanlar ve hak namına mücadele edenler, hukuk çerçevesinde kalarak hakkı ve doğruları savunmaya bakmalıdırlar. Dik duruşunu kaybederek ehl-i dünyaya şirin görünmeye çalışanlar, zaten baştan bu mücadeleyi kaybetmiş demektir. Ehl-i dünya kendilerine muhalif kabul ettiklerini gayet iyi biliyorlar. Her türlü fitne, tezgâh ve tuzaklarla muhaliflerini ezmeye çalışıyorlar. Bunlara karşı en iyi çare, olduğu gibi görünmek ve göründüğü gibi olmaktır. Ve zalimlere asla meyletmemektir.
Hak namına hareket eden ve İslâm dinine hizmet eden cemaatlerin de imtihanları çok ağırdır. Derin mahfiller onları da boş bırakmaz ve sürekli tahrip etmeye çalışır. Resmi ideolojinin kontrolüne girmeyen ve kendi prensiplerinden taviz vermeyenleri, çeşitli plânlarla tesirsiz hâle getirmek ister. A plânı ile devre dışı bırakamadığı sembol şahsiyetleri, B plânıyla hüsn-ü zanları kırarak etkisiz duruma düşürmeye çalışır. Aralarındaki tesanüdü bozarak ve nefret tohumları ekerek, hizmetlerinde gevşemelere sebep olur. Eğer B plânı da tutmazsa C plânı, o da olmazsa başka plânları devreye sokar. Ehl-i dâlâlet ve dünyanın hücum yolarının haddi hesabı yoktur.
Oyun içinde oyun, tuzak içinde tuzakların kurulduğu böyle zamanlarda yapılacak iş, gözümüzü dört açmak, tuzaklara alet olmamak, hak ve doğru bildiğimiz hizmet tarzımızın arkasında kahramanca dik duruşumuzu korumak ve saflarımızı daha da sıklaştırarak, tesanüdümüzü muhafaza edip ihlâs dairesinde şevkle kudsî iman hizmetindeki gayretlerimizi arttırmaktır, vesselâm.
asyanur.info samicebeci.net (YouTube-Sami Cebeci ile Risale-i Nur dersleri) (YouTube-Sami Cebeci ile her akşam canlı Risale-i Nur dersleri)

