İman ve İbadet

EMANETTE EMİN OLMAK- 2

Reklam

Emanet, sadece mal ve söz ile sınırlı değildir. Vücudumuz ve içindeki bütün organlarımız da Allah’ın bir emanetidir. Emanetçi olan kişi, emaneti verenin rızası dışında o organları kullanamaz. Meselâ; gözüyle kasten harama bakamaz, eliyle hırsızlık yapamaz, diliyle başkalarına hakaret edip sövemez ve yalan söyleyemez, ayaklarıyla harama gidemez ve başkasının namusuna zarar veremez. Bunun gibi diğer organlar da öyledir.

Eşimiz de bize emanettir. Dinimizin tayin ettiği hakları çiğnenemez, ona ihanet edilemez, kötü söz ve kötü muamele yapılamaz. Aksi halde hem dünyada hem de âhirette cezası çok ağır olacaktır.

Çocuklarımız da bize emanettir. Onları dinimizin ön gördüğü şekilde eğitmek ve yetiştirmek, emanetlere sahip çıkmanın gereğidir.

İhtiyar olmuş anne ve babalarımız da bize emanettir. Onların haklarına riayet etmek, Allah’ı razı etmektir. Hatta cennet annelerin ayağı altında olduğu hadis-i şerifle haber verilmiştir. “Onlara öf bile demeyin!” Allah’ın fermanına rağmen onları incitmek ve hukuklarını çiğnemek, Allah’ın gazap ve öfkesini celp eder ve daha dünyadayken öyle kişiler kendi çocuklarından aynı muameleyi göreceklerdir.

Çalıştığımız iş yeri de bize emanettir. Sahibinin bilgisi ve rızası dışında oradan bir dosya kâğıdını götürmek bile emanete hıyanettir. Hele bilerek israf etmek ve çalıştığı iş yerine bile bile zarar vermek ise, hıyanetin en berbat olanıdır. Vebalini de ancak Mahşer yerinin adalet terazisi tartabilir.

Hülâsa; kendi vücudumuzdan başlayarak, en geniş dairelere kadar her şey bizlere birer emanettir. Bu emanetlerin içinde en önemli olanlardan biri de, içinde tüyü bitmemiş yetimlerin de hakkı olan devlet malıdır. Onu yönetenler, eğer bu emaneti yerli yerince kullanmazlarsa, Mahşer günü vay onların haline! İdareyi elde etmek nefse hoş gelir fakat Mahşerde hesabını vermek ise çok çetindir.

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları)

Reklam

Yorum Yap