DOĞRU İSLÂM’A BEDİÜZZAMAN YORUMU
Bediüzzaman Said Nursi

DOĞRU İSLÂM’A BEDİÜZZAMAN YORUMU

Âhirzamanda, fen ve felsefeden gelen dehşetli bir dalâlet cereyanı karşısında kalpleri yaralanan ve imanları zedelenen insanlık âleminin imanını kurtarmak ve muhafaza etmek misyonunu üstlenen Bediüzzaman Hazretleri, telif ettiği Nur Risaleleriyle İslâm’ın doğru olarak yorumunu yapmış, ona konan hurafe tozlarını silerek İslâm’ı cilalamakla birlikte, Kur’an’a yapılan dalâlet hücumlarını ve dinsizlik taaruzlarını bertaraf etmiştir.

Din ile fen bilimleri arasında var olduğu zannedilen hayali çatışmayı izale ederek, fen ilimlerini dînî ve imanî mevzuların ispatında delil olarak göstermiştir. Ehl-i zâhir ulemasının tefritine , ehl- bâtın âlimlerinin ifratına mukabil,  hadd-i vasat olan istikameti gösteren Bediüzzaman, Muhakemat adındaki eserinde şu açıklamayı yapmaktadır: Bu kitapla istediğim hizmet budur: İslâmiyette olan tarik-i müstakimi göstermekle,  ehl-i tefrit olan a’da-i dinin (din düşmanlarının) teşkikatını (şüphelerini) red ve yüzlerine vurmakla beraber; tarik-i müstakimin öteki canibini ve sâdık-ı ahmak unvanına lâyık olan ehl-i ifrat olan ehl-i ifrat ve zahirperestlerin tevehhümlerini tard ve asılsızlığını göstermek ve asıl rehber-i hakikat ve âlem-i İslâmiyetin ikbal ve istikbaline yol açan ve sırat-ı müstakimde kemal-i ümid-i zafer ile çalışan muhakkikin-i İslâm ve âkıl sıddıklara yardım ve kuvvet vermektir. Elhasıl; maksadım, ol elmas kılıca saykal (cilâ )vurmaktır.” (Muhakemat s.9)

Başka bir eserinde “Bilmecburiye bunu haber veriyorum ki: Bu dürus-u Kur’an’iyenin dairesindesi içinde olanlar, allâme ve müçtehitler de olsalar, vazifeleri, ulum-u imaniye içinde yalnız yazılan şu sözlerin şerhleri ve izahlarıdır veya tanzimleridir. Çünkü, anlamışız ki, çünkü çok emarelerle anlamışız ki, bu ulum-u imaniyedeki fetva vazifesiyle tavzif edilmişiz.”(Mektubat. s. 413 )  ifadeleri, gerçeğin ne olduğunu gözler önüne sermektedir.

Hülâsa; çağımızda  doğru İslâmiyetin doğru yorumunu  ortaya koymak vazifesi Bediüzzaman’a aittir. O da, bu vazifeyi Kur’a ve Sünneti referans alarak yerine getirmiştir. Allah ondan ebediyen razı olsun, âmin.

asyanur.info

Yorum Yap