9. Asırda İslâm dini ile tanışan ve kısa zamanda bu yeni dini benimseyen Müslüman Türkler, içlerinden İmam-ı Buharîleri, Ahmet Yesevileri, Şah-ı Nakşibendileri, Mevlâna Celâleddin-i Rumî ve Horasan Erenleri gibi daha binlerce hak âşıklarını çıkarmıştır. Yaşadıkları asrın deccalları olan Cengiz ve torunu Hülâgu’nun liderliğindeki Moğol istilâlarının etkisiyle, bahsi geçen bu seçkin insanlar Orta Asya’dan kalkıp değişik yerlere göç ederek, gittikleri yerleri iman ve İslâm ışıklarıyla aydınlatmışlardır.

O günlerin şartlarında Bizans İmparatorluğunun hâkimiyeti altında olduğu için “Diyar-ı Rum” adı verilen ve daha sonra Selçuklu sultanı Alpaslan’ın Malazgirt meydan muharebesi ile açtığı kapıdan girerek, bu toprakları “Anadolu” ünvanına tebdil eden, daha sonra da “Müslüman Türkiye” damgasını vurarak, kıyamete kadar sürecek bir kimlik ve karakteri, memleketin alnına kazıyan bu ülkenin Müslüman insanları; büyük ümitlerle kurdukları cumhuriyetten sonra hayal kırıklığına uğradılar. Çünkü, tarihin akışıyla birlikte devam edip gelen ve milletimizle yoğrulmuş olan İslâm misyonu kesintiye uğramıştı.

Bin seneyi aşkın bir zamandan beri ruhlara, kalplere, gönüllere ve hislere sinmiş ve sirayet etmiş en son ve hak din olan İslâm dini; milletimizin özü, mayası ve dayanak noktası olmuştu. Camileri ve medreseleri, tekke ve türbeleri, âlimleri ve evliyaları ile bu vatan ve millet, İslâm âlemine ileri karakol ve güven kapısı gibiydi.

Cumhuriyetle başlayan ve kanunlar perdesi altında vurulan darbelerle sıkıntıya uğrayan samimi dindarlar, yeni dönemde başlayan İslâm’a aykırı icraatlar ile şaşkınlığa uğradı. Yabancı devletlerin ancak yapabileceği dini dışlayan uygulamaların, bizzat ülkeyi yönetenler tarafından tatbikata konulması, milletin en baş zorluğuydu. Çünkü, altı yüz sene boyunca İslâm’ın bayraktarlığını yapan Osmanlı devletini tarih sahnesinden silmek, dolayısıyla İslâm’ı yok etmek isteyen yabancılara isyan edip “Ya istiklâl ya da ölüm!” parolası ile karşı koyup galip gelmek kolaydı. Şimdi nasıl mücadele edilecekti?

Din için, vatan için, haysiyet ve istiklâli için yedi büyük devletle savaşarak hak ettiği dersi veren asil ve necip milletimiz, genel olarak devletine yeni dönemde isyan etmedi. Fakat, dinine müdahale eden ve Müslümanca yaşamak isteyenlere dünyayı dar eden dehşetli bir Halk Parti zihniyetine küstü, kabuğuna çekildi ve eline geçecek ilk fırsatı sabırla beklemeye başladı. (Devamı yarın)

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci ile Risale-i Nur dersleri) (YouTube-Sami Cebeci ile her akşam canlı Risale-i Nur dersleri)