Sakin bir üslupla konuşan âlim ve vaiz bir zatı dinliyorum. Kendinden emin ve ikna edici bir tarzda konuşuyordu.

” Hac çok önemli bir ibadettir. Kendine farz olan ve imkânı doğan bir Müslüman hemen yerine getirmelidir. Zekât çok önemli bir ibadettir. Farz olan her Müslüman, kendi parası içinde fakirin hakkı olarak Cenab-ı Hak tarafından tayin edilen zekâtını hemen vermelidir. Oruç çok önemli bir ibadettir. Zengin fakir her Müslüman, Ramazan ayı geldiğine mutlaka orucunu tutmalıdır. Beş vakit namaz ise, çok önemli bir ibadet değildir. Çünkü, çok önemli bir ibadettir kelimesi beş vakit namaz için yeterli olmamaktadır. Zira, beş vakit namaz, dindir. Beş vakit namaz var, din de var. Beş vakit namaz yok, din de yoktur. Biliyorum, çok ağır konuşuyorum. Ancak, ne yapayım, gerçek de bundan başkası değildir.”

Âlim olan zat, Sevgili Peygamberimizin (asm) “Müslüman ile Müslüman olmayanı ayırt eden bir alâmet vardır. O da beş vakit namazdır.” hadisini böyle izah ediyordu. Yine “Namaz, dinin direğidir.” hadisi de aynı mânâyı destekliyordu. Bir çadırın orta direği çöktüğü zaman, çadır yerle bir olduğu gibi, beş vakit namazını çeşitli sebeplerle kılmayan bir Müslümanın da geride din diye bir şeyi kalmıyordu. Çünkü, hac ömürde bir defa, zekât yılda bir defa, oruç yılda bir ay farz, onun dışında farz olan bir durum yok. Geriye, her gün fakat yirmi dört saatten abdestle birlikte bir saatimizi alan beş vakit namaz kalıyor. Çeşitli sebeplerle beş vakit namazı bilerek terk eden bir Müslümanın, din olarak elinde gerçekten ne kalıyor?

Bu konuyu bir kaç kişiyle şu iki hafta içinde paylaştım, dört kişi birden namaza başladılar ve ciddiyetle devam ettiriyorlar. Onlara ne mutlu! Dünya ve âhirette mesut olmak isteyenler, onlar gibi olmalı. Şeytanın en büyük hilesi, namazı sürekli sonraya bıraktırmasıdır. Onun hile ve tuzağına düşülmemelidir. Hayırlı işlerde acele etmek peygamber tavsiyesidir.

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları)