Israrlı davetler üzerine Ankara’ya gelen Bediüzzaman sonraki günlerde hayal kırıklığına uğrar. Çünkü, milletvekillerinin çok büyük çoğunluğu namaz kılmamaktadır. Bunun üzerine namaz kılmalarının zaruretini izah eden ikna edici bir beyannâme neşreder. namaz kılanlara kırk civarında milletvekili ilave olur.

Bahsi geçen beyanname yüzünden, elli civarındaki namaz kılan milletvekili huzurunda Mustafa Kemal ile sert bir tartışma gerçekleşir. “Hoca! Biz seni buraya çağırdık ki, bize yüksek fikirler beyan edesin. Sen geldin en evvel namaza dair şeyler yazdın, aramıza ihtilaf verdin.” sözlerine karşı ” Paşa, paşa!  Kînatta en yüksek hakikat imandır. İmandan sonra namazdır. Namaz kılmayan haindir. Hainin hükmü merduttur.” diyerek sert bir karşılık verir. Ertesi gün meclis başkanının reis odasında yapılan görüşmelerin bir fayda vermeyeceğini anlayan Bediüzzaman, âhirzamanda geleceği haber verilen ve İslâm dini aleyhinde çalışacak olan dehşetli şahısların insanlık âleminde zuhur ettiğini bizzat görmüş olur. “Siz o zamana yetişirseniz, ona siyaset yoluyla galebe etmeye çalışmayın. Onu ve rejimini mağlup edecek ancak iman ve Kur’an hakikatleridir.” mealindeki hadis-i şeriflerden ders alarak, bütün ısrarlara rağmen Ankara’yı terk edip Van iline çekilir.

Siyaset yoluyla İslâm’a hizmet tarzını bırakıp, büsbütün âhiret ehli olan “Yeni Said” tarzına geçerek, doğrudan iman derslerini vermeye başlar. Ancak, kaderin garip bir cilvesidir ki, Şeyh Said isyanını bahane eden hükümet tarafından  Doğu Anadolu’nun bütün ileri gelenlerinin Batı Anadolu’ya sürgün edildiği gibi, o isyanla hiç bir alâkası olmayan Bediüzzaman Hazretleri de sürgün edilir. Erzurum üzerinden Trabzon’a, oradan vapurla İstanbul ve İzmir hattından Antalya’ya, oradan da Burdur’a gönderilir. Burdur’da dokuz ay kaldıktan sonra Isparta’ya, oradan da Eğirdir ilçesinin karşı sahilinde olan Barla beldesine sevk edilir. Sekiz yıla yakın kaldığı o topraklarda, Yeni Said’in eserleri olan Risale-i Nur Külliyatının dörtte üçünü telif eder.

Bu çalışmalarını hazmedemeyen devlet ricali, onu Eskişehir mahkemesine sevk eder. Berat alınca da, Kastamonu iline sürgün eder. Sekiz yıl kaldığı Kastamonu’dan Denizli mahkemesine, oradan da berat alınca Emirdağ ilçesine sürgün edilir. Fakat, Bediüzzaman orada da boş durmaz ve telife devam eder. Sonra Afyon mahkemesine götürülür. Her üç mahkeme ve hapishane zamanlarında talebeleri de beraberindedir.

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları)