Allah’ın varlık ve birliğini âleme ilân ve Peygamber Efendimizin (asm) sünnetini ihya, iman ve Kur’an hakikatlerini ispat ederek müminlerin imanlarını muhafaza etmeyi en büyük gaye edinen Bediüzzaman Hazretleri; değişmeyen bu sabit hedefine giderken, halin icabına mutabık ve zaman ve zemine muvafık olarak tavırlarını tanzim etmiştir.

Kendi sağlığında iken hayatını üç devreye ayıran Bediüzzaman, Eski Said tabir ettiği döneminde siyaset yoluyla dine hizmet hissini taşıyordu. Dini siyasete alet edenlere bedel, o da siyaseti dine dost ve hizmetkâr yapıyor ve “Güneş misal hakâik-ı  İslâmiyet, cam parçası gibi değersiz dünya siyasetlerine alet ve tabi yapılamaz.” diyordu.

“Ben istikbalde bütün fenalıkların önünü alacak bir Nur görüyorum.” diyerek, bütün kuvvetiyle ona çalışıyordu. Halbuki, daha sonra anlayacaktı ki, o Nur, Risale-i Nur’dan başkası değildi.

İstanbul’un İngilizler tarafından işgal edildiği yıllarda, onlara karşı verdiği korkusuz ve cesur hizmetlerini takdir eden Ankara hükümeti tarafında davet edildiği zaman, büyük ümitlerle oraya gitmiş fakat oradaki bir kısım reislerde keşfettiği manevi ve dehşetli mahiyetleri yüzünden, kendisine teklif edilen bütün cazip teklifleri kabul etmeyerek Van iline dönmüştü. Çünkü, Hadis-i Şerifin mealinden ders almıştı ki: “Siz âhirzamanın dehşetli şahıslarına erişirseniz, onlara siyaset yoluyla galebe etmeye çalışmayın. Onları mağlûp edecek ancak iman ve Kur’an hakikatleridir.”

Bahsi geçen Peygamber Efendimizin (asm) bu ikazından ders alan Bediüzzaman, siyaset âlemindeki hizmetinden ve vazifesinden feragat ederek Van iline dönmüş, Erek Dağında bir mağarada inzivaya girerek Eski Said’i gömmüş ve büsbütün âhiret ehli Yeni Said olarak dirilmişti. Fakat, Şeyh Said isyanı münasebetiyle, o isyan ile hiçbir ilgisi olmadığı, hatta o zatı vazgeçirmeye çalıştığı halde, bedbaht ehl-i dünya tarafından sürgün edilmiş, yirmi sekiz sene çeşitli il ve ilçelere gönderilmiş ve mahkemeden mahkemeye sürüklenmişti.

İşkenceli esaret yıllarında boş durmayan, hayatını vakfettiği bu millet-i İslâmiyenin dünya ve âhiret saadetini temin için Risale-i Nur’u telif eden Bediüzzaman, Yeni Said tabir ettiği döneminde, tamamen iman hakikatlerinin ispatına yoğunlaşmıştı. (Devamı yarın)

asyanur.info  samicebeci.net  8YouTube-Sami Cebeci ile Risale-i Nur dersleri) (YouTube-Sami Cebeci ile her akşam canlı Risale-i Nur dersleri)