(Dünden devam)

Resmi ideoloji olan Kemalizm’e, genelde kendini lâik olarak tanımlayan ve dine uzak bir hayat anlayışını yaşayanlar sahip çıktığı görülüyor. Devletin en etkin yerlerinde bulunan bu insanlar, kendi hayat anlayışlarını kanunlar perdesi altında dayatınca, iş çığırından çıkıyor ve lâik-antilâik gibi bir kavga başlıyor.

Görüldüğü gibi ayrımcılık yapan ve kavgayı çıkaralar lâik kesimdir. Onu da Kemalizm’i korumak adına yapıyor. Dindar insanlar, dinlerinin icaplarını yaşamaya çalışıp, diğerlerine müdahale etmemeyi inançlarının gereği saydıkları halde, “Senin bu hallerin Kemalizm’e aykırıdır, onun için sana bu baskıları yapıyoruz, itiraza hakkın yok.” dediklerinde, o zaman tartışma başlıyor.

Kurumları ilgilendiren lâiklik prensibini şahsına da uygulayarak, din ile ilgisi olmayan yaşantısına kılıf yapan lâik kesimin “Biz de Müslümanız ama…) diye başlayan konuşmaları, bu kavga ve tartışmaların durmasına yetmiyor. Zira, bu konuda hiç samimi değiller. Olduğu gibi görünmek veya göründüğü gibi olmak gibi bir durumları yok. Onları böyle iki arada bir derede bırakan şey, ne Müslüman ve ne de gayr-i Müslim vaziyetine düşüren resmi ideolojidir. Çünkü, onun asıl kaynağı nifak denilen hastalığa dayanmaktadır.

Şayet, milletin birlik ve beraberliği samimi olarak isteniyorsa, gerçek anlamda resmi ideoloji terk edilmelidir. Birlik ve beraberliği sağlamak için, milleti bin yıldan beri bir arada tutan mukaddes İslâm dini ve ileri demokrasinin prensipleri yeterlidir.

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci ile Risale-i Nur dersleri) (YouTube-Sami Cebeci ile her akşam canlı Risale-i Nur dersleri)