Hazreti Peygamberi (asm) rüyasında görmeyi çok arzu eden bir mürit, ısrarla şeyhinden yardımcı olmasını ve bir yol göstermesini ister. Bu ısrarlara dayanamayan şeyh efendi müridine, akşam yemeğini bol tuzlu ve turşu ilaveli yemesini tembihler.
Bahsi geçen usule riayet ederek neşe içinde uykuya dalan mürit, sabaha kadar derelerde, ırmak kenarlarında dolaşır, pınar ve çeşmelerden kana kana su içer. Fakat, bir türlü Hazret-i Peygamberi rüyasında göremez.
Ertesi gün şeyhine giden ve üzüntü içinde durumu arz eden müridine şeyhi der ki: “Evlâdım! Sen bol tuzlu ve turşulu yemek yiyerek suya hasret kaldın ve onun aşkıyla yattın. Sabaha kadar onun için bol miktarda sular içtin. Onun gibi, Resülullah (asm) sevgisi ve aşkıyla yanmalısın ki, onu rüyalarında görebilesin.” der.
Evet, kudsi ve cihanşümul bir dâvâya gönül verenlerin, bu mukaddes dâvâda fâni olmaları elzemdir. Zira, mesleğinde fâni olmayan ve rüyalarında bile mesleğiyle meşgul olmayan sanatkârların başarısı olmadığı gibi, Risale-i Nur mesleğinde fâni olamayanların da başarılı olması kolay değildir.
Son müceddit olan Bediüzzaman Hazretleri, en kıymetli talebelerinden Zübeyir Gündüzalp Ağabeye “Sen fenafil Üstad olmaya mecbursun.” Diğer kıymetli bir talebesi olan Mustafa Sungur Ağabeye de”Sen de fenafinNur olmak zorundasın.” demiştir.
Gerçekten Üstadda fâni olan Zübeyir Ağabey, hem gençliğini hem de sıhhatini Üstadı uğrunda feda ederek ve Nur mesleğinin sebat ve sadâkatla muhafızlığını yaparak, Üstadında fâni olmak vazifesini yerine getirdiği gibi; Risale-i Nur’un bir kahramanı olan Mustafa Sungur Ağabey de, Nurlarda fâni olarak ömrünü iman ve Kur’an hizmetinde feda etmeye muvaffak olmuştur.
Bediüzzaman Hazretlerinin kudsi dâvâsına vâris olan bu iki seçkin dâvâ adamı ve emsalleri, daha sonra gelen kuşaklara örnek birer dâvâ adamı olmuşlardır. Bizlere düşen ise, onları her cihetle takip ederek yollarından gitmektir.
asyanur.info samicebeci.net (YouTube-Sami Cebeci videoları) (YouTube-Sami Cebeci ile canlı Risale-i Nur dersleri)