Cenâb-ı Hak, Âdem (as) ile göndermeye başladığı semâvi dinler silsilesini, son din olan İslâm dinini indirerek tamamlamış ve katında tek din olarak İslâm’ı kabul ettiğini bildirmiştir.

Bütün insanlığın hem dünya hem âhiret saadetine mutlak kefil olan İslâm dini, on dört asır evvel bir güneş gibi doğmuş, cahiliye döneminin insan fıtratına aykırı olan âdetlerini kaldırarak, yerlerine yüce ahlâkları ve yüksek hasletleri ikâme etmiştir. Ancak, umum dinlerde olduğu gibi, İslâm dininin gelişinden  rahatsız olan bir kısım şerli insanlar ona tahammül edememiş ve ellerinde var olan maddi güçlere dayanarak, o parlak güneşi söndürmeye ahmak çocuklar gibi teşebbüs etmişlerdir.

İslâm dininin doğuşu ve yayılması dinler tarihinde bir destandır. Müşriklerle Müslümanlar arasında vukua gelen Bedir, Uhud ve Hendek gibi emsali savaşlar, sonunda Müslümanlar lehine geliştiği gibi; kılıç kuvvetiyle boyun eğdirilemeyen nice cihangir kahramanlar ve mağlubiyet nedir bilmeyen harp dâhileri, İslâm’ın ikna kılıcı karşısında teslim olmak durumunda kalmışlardır.

Asr-ı Saadet sonrasında da gelişen olaylar ve parlak İslâm tarihi, onu söndürmek isteyenlerin sönmesi ve bu dinin parlamasının muhteşem örnekleriyle doludur. Zira, İslâm dini Allah’ın koruması altındadır. “Muhakkak onu Biz indirdik ve yine onu Biz koruyacağız.”ayeti, bu gerçeğin belgesidir.

Ne Haçlı Savaşları ve ne de dünya savaşları o parlak nuru söndürememiş; bilâkis onu söndürmek ve Kur’an nurunu ortadan kaldırmak için şeytanî planlar yapan dessas İngiliz siyaseti buna muvaffak olmayarak kendisi sönmüş ve üzerinde güneş batmayan o imparatorluk, nihayet bir adaya sıkışıp kalmıştır. Bundan sonra da aynı hakikat gerçekleşecek ve İslâm dini kıyamate kadar devam edip gidecektir. Çünkü, Bediüzzaman Hazretlerinin dediği gibi “İslâmiyet güneş gibidir, üflemekle sönmez. Gündüz gibidir, göz yummakla gece olmaz. Gözünü kapayan yalnız kendine gece yapar.” asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları)