Risale-i Nur Hizmeti

ŞAHS-I MANEVİLER ZAMANI

“Bu zaman, cemaat zamanıdır. Fert dâhi de olsa, muhalif bir cemaatin şahs-ı manevisine karşı mağluptur.” Bediüzzaman’a ait olan şu tespitler, âhirzamanın önemli bir karakterini çiziyor.

Eserlerinde kendi şahsından ziyade, Risale-i Nur’ları ve cemaatin şahs-ı manevisini ön plana çıkaran Bediüzzaman, zamanın şartlarına muvafık ve hâlin icabına uygun bir tablo oluşturuyor. Eski zamanlar bir cihette ferdiyet asırları olması hasebiyle, bazı  harika şahsiyetler ve kutuplar, ehl-imana nokta-i istinat olmakla beraber, din düşmanlarının hücumlarını püskürtmekte ferdi olarak muvaffak oluyorlardı. Onun için o devirler, âdeta şahıs hâkimiyetleri dönemi olmuştur.

Fakat, âhirzamanda şartlar değişip, cemaatleşme ve şahs-ı maneviler teşekkül ettirme dönemi başlayınca, ferdiyet devri de gerilerde kalmıştır. Dernek, vakıf, parti, sendika, ve sair teşekküller şahs-ı manevilerin sembolü olmuştur. Fikir ve kanaatler artık şahs-ı maneviler adına ilân ediliyor. Bununla birlikte, bin yıllık mazisi şahıs hâkimiyeti ile geçen bir milletin dem ve damarlarına yerleşen bu geleneği bütünüyle terk etmek her cemaate nasip olmamaktadır.

Mutlakiyet idaresinden, millet hâkimiyetine dayalı meşrutiyet dönemine geçişte “Bu muazzam netice için yarı Osmanlıyı bu uğurda feda etsek yine ucuzdur.”diyen Bediüzzaman, çok önemli bir noktanın altını çiziyor. Çünkü, insanı hayvan gibi güdülmekten çıkarıp, cüz’i iradesini esaretten kurtararak, insanı insanlaştıran ve kul olmaktan, vatandaş olmak seviyesine yükselten hürriyet ve meşrutiyet-i meşrua, İslâm’ın bir cihette kendisidir. Asr-ı Saadet uygulaması buna şahittir.

Kâinatta câri olan tekâmül kanununa her fert dahil olduğu gibi, devletler, milletler ve cemaatler de dahildir. Zaman geçtikçe bünyelerde meydana gelen tekâmül gerçeği, beraberinde yeniliği de netice verecektir.

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları)

 

 

Yorum Yap