Genel

RİSKLİ BİR AMELİYAT MACERASI

Ayet-i kerimede “Sizin hayır bildiğiniz şeyde bazen şer, şer bildiğinizde de hayır vardır.” buyruluyor. Bazen musibet olan şeylerin altından da rahmet tecellileri gerçekleşebiliyor.

3 Ağustos 2021 Salı günü birden ayağım kaydı, düştüm ve başımı fayansa çarptım. Kafa tasım çatladı zannettim. Aynı gün gecikmeden devlet hastahanesine giderek beyin tomografisi çektirdik. Beynin ön tarafında ve hipofiz bezinin üstündeki boşlukta 1,5 ile 3,5 ebadında bir tümör olduğu tespit edildi. İkindiden sonra onkoloji hastahanesine giderek bir tomografi daha çektirdik, durum aynıydı. Halbuki, hiç bir yan etkisi olmayan bu tümörden bizim hiç haberimiz yoktu. Yaşadığımız bir olay bunu ortaya çıkardı. Bizim için büyük bir rahmet oldu.

Çarşamba günü tanıdık bir profesöre giderek neticeleri gösterdik, bizden beş altı tane kan tahlili ve renkli ilaçlı beyin emarı çektirmemizi istedi. Perşembe günü kan tahlillerini yaptırıp, randevu günümüz olan 9 Ağustos Pazartesi akşamı emar çektirdik. Hoca derhal ameliyat olmamız gerektiğini söyledi. Çünkü, tomografide görülmeyen, iyi huylu da olsa limon büyüklüğünde bir tümör, hipofiz bezi üstündeki boşluğu tamamen doldurup hem o beze hem de sol göz den beyne giden görme sinirine baskı yapıyormuş.

16 Ağustos 2021 Pazartesi günü Şehir Hastahanesine yatış yapıldı ve dört gün boyunca şeker ve tansiyon durumu normal hale getirildi. 20 Ağustos Cuma günü ise ameliyata alındım. Çok riskli bir ameliyat olacağı söylendi. Hem felç kalma hem de ölüm riski bile varmış. Onun için benden bunlar için kabul ettiğime dair imza aldılar. Çok zorlu ve çetin bir ameliyat oldu. Bana narkoz verilerek uyuttukları için hiç bir şeyden haberim olmadı. Kafa tası açılmadan ve burun deliklerinden girilerek, limon büyüklüğündeki tümör üç parçaya bölünüp, vakumlama sistemiyle her biri ceviz büyüklüğündeki parçalar birer birer çekilip, o bölge tamamen temizlenmiş. Üç buçuk saat süren bu zorlu ameliyattan uyandığımda, başımda asistanlarıyla birlikte hoca ve oğlum bekliyordu. Hoca “Bunları tanıyor musun?” diye sordu. “Elbette tanıyorum.” dedim. Hoca “Çok başarılı bir ameliyat oldu, korkacak bir durum yok.” dedi. Teşekkür ettim ve yoğun bakım odasına götürüldüm. Ertesi günü servise çıkarıldım. Hocanın ifadesine göre, dört beş sene evvel aşırı stres ve üzüntünün tetiklediği bir tümör başıma ne haller getirmişti. O üzüntünün kaynağını da ben çok iyi biliyordum.

Yurt dışından ve yurt içinden yapılan cemaatimizin şahs-ı manevisinin sayısız duaları neticesinde, büyük bir ameliyatı kolaylıkla geçirmiştim. Bediüzzaman diyor “Duanın tesiri azimdir, inkâr edilmez.” Pazar günü ise, mevcut durumumun çok iyi olduğunu gören hoca ve asistanları taburcu olmama karar verdiler. Bu vesileyle, bize çok emeği geçen başta Prof. Doktor Ömer Faruk Türkoğlu ve asistanlarına, gece gündüz etrafımızda hizmet eden güler yüzlü hemşire kardeşlerime ve dualarını esirgemeyip hâlâ devam ettiren bütün gönül dostlarıma yürekten şükranlarımı sunuyorum. Allah hepinizden razı olsun ve bütün hasta kullarına Şafi ismiyle şifalar ihsan etsin, amin.

  asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları)  (YouTube-Sami Cebeci ile canlı Risale-i Nur dersleri)

Reklam

Yorum Yap