(Dünden devam)
Merhum Zübeyir Ağabey, Afyon hapishanesi ve adliyesinin en dehşetli şartlarında ve idamla yargılandıkları bir zamanda, yaptığı muhteşem müdafaasında çekinmeyerek “Bediüzzaman Said Nursî gibi bir dâhinin şakirdi olmak liyâkatini kendimde göremiyorum. Eğer kabul buyururlarsa iftiharla ‘Evet. Risale-i Nur şakirdiyim derim.” dediği zaman, Afyon mahkeme heyeti ve dinleyiciler huzurunda, Bediüzzaman tarafından “Yüz talebem yerinde kabul ettim.” diye övgüyle mukabele edilen, yüze ve bine denk gelen bir Nur Talebesidir
“Milyonlarca insana din, iman, İslâmiyet, fazilet dersi veren ve onları dinsizlikten muhafaza eden Kur’an tefsiri Risale-i Nur uğrunda idam edileceksem, sehpaya ‘Allah Allah! Ya Resülullah!’ sedalarıyla gideceğim. Komünizme kapılıp dininden çıkan, ebedi felâketlere yuvarlanan ve vatan haini olarak kurşuna dizdirecek cürümlerden gençlerimizi koruyan Risale-i Nur uğrunda kurşunla öldürüleceksem, o kurşunlara çekinmeden göğsümü gereceğim. Üstadım Bediüzzaman için hançerlerle parçalanırsam etrafa sıçrayacak kanlarımın ‘Risale-i Nur, Risale-i Nur.’ yazmasını Rabbimden niyaz ediyorum.” diyecek kadar kahraman bir fedaidir O.
“Bir milletin gençliği ne zaman Kur’an ve ondan lemean eden ilimlerle techiz ve tahkim edilmişse, o vakit, o millet terakki ve teâli etmeye başlamıştır. Gençlik iman ve İslâmiyet ihtiyacıyla yanan ruhlarını Kur’an tefsiri olan Risale-i Nur’un füyuzât (feyizleri) ve envarıyla (nurlarıyla) doldurmaya başlamıştır. Böylelikle tahkiki imana sahip olacak gençliğimiz, dinsizliğe ve komünistliğe karşı mücadele edip, vatanlarını İslâm düşmanlarına asla sattırmayacaklardır. Bunun için komünistler mürekkep ve kâğıdı yok etmek imkânını da bulsalar, benim gibi birçok gençler ve büyükler fedai olup, hakikat hazinesi olan Risale-i Nur’un neşri için mümkün olsa derimizi kâğıt, kanımızı mürekkep yaptıracağız. Evet, evet, evet!” diyerek, genç nesillerin hem dünya hem de âhiret hayatlarının kurtulması için, hayatını feda edebilecek kadar fedakâr bir kahramandır O.
1960 İhtilâli ile darmadağın edilen Demokrat Partinin, 1965 yılında toparlandıkları zaman, yeni genel başkan meselesinden dolayı kafaların karıştığı bir atmosferde “Biz Nur Talebeleri, Demokratız ve hürriyetçiyiz. Demokratların başına kim geçerse destekleriz. Şeyh-ül İslâm seçmiyoruz ki, takvasına bakalım. Biz siyasetçi seçiyoruz. Genel başkanın da orada bir reyi vardır. Fikren bize dost olsun yeter.” diyerek, günü birlik yerine, Risale-i Nur’un yüksek İslâm siyaseti ile olayları değerlendirecek kadar ileri görüşlü ve Nur mesleğinin içtimai ölçülerini isabetle yorumlayıp tatbik edebilen bir sosyologdur O.
Hülâsa; her cihetle Risale-i Nur mesleğine sadâtinden dolayı, sıddıkiyet makamının zirvesinde olan örnek bir dâvâ adamıdır Zübeyir Ağabey. Allah ondan ve bütün Nur Talebesi olan diğer ağabeylerden de ebediyen razı olsun, âmin.
asyanur.info samicebeci.net (YouTube-Sami Cebeci ile Risale-i Nur dersleri) (YouTube-Sami Cebeci ile her akşam canlı Risale-i Nur dersleri)

