İman ve İbadet

İHLÂSLA YAPILAN ŞUURLU DUALAR

Dua, kulluğun bir sırrı ve özetidir. Dünyanın dua üstünde durduğu söylenir. Ağzı dualılar olmasa, kıyametin kopacağından bahsedilir. İslâm dininin bizzat kendisi dua üzerine kuruludur. Namazın her tarafı dua ile doludur. Günlük konuşmalarımız bile içinde dua barındırır.

Bediüzzaman Hazretlerine hizmet eden ağabeylerden öğrendiğimize göre, Üstat dua meselesine çok önem verir, özellikle sabah namazı öncesi evrat ve ezkârları müteakip, bir saati aşkın dualar edermiş. 1950 yılından sonra kaldığı Isparta’daki evin bir odasının dört duvarını dolanan ve Adem Aleyhisselâmdan başlayarak, bütün peygamberleri, kutupları, imamları, Ehl-i Beytin önde gelen imamlarını, İslâm dinine hizmet etmiş büyük şahsiyetleri ve Nur dairesindeki talebelerini ismen zikrederek, uzun ve hazin duasını her sabah tekrarlarmış.

Bütün talebelerini duasına dahil eden,şefkatinin şiddetinden tesbihattaki sâdık kelimesini kaldırarak diğer talebelerini hissesiz bırakmayan Üstat, her talebesinin namazdan sonra yapılan tesbihat dualarında, kendisine de ismen dua edilmesini istiyor. “Benim dualarıma dahil olmak isteyen, beni duasına ismen dahil etmelidir.”ikazını yapıyor.

Bu itibarla, tesbihatta var olan Bediüzzaman’ın adını kaldırmak doğru olmadığı gibi, başka şeyler ilâve etmek de uygun olmaz. Özellikle, Nur Talebeleri olarak câmiamızın dünya ve âhiret saadeti ve hizmetlerimizin her cihetle inkişafı için yapılan samimi ve ihlâslı dualar boşa gitmeyecektir. Yirmi üçüncü mektupta izahı yapıldığı gibi, duanın kabul şartları ne kadar bir araya gelirse, o nispette duanın kabul olması yakın olur.

Dua bitmiş, haberimiz olmamış tarzdaki, ruhtan ve şuurdan yoksun dualar yerine, şuurlu, ihlâslı ve müstecap dualar yapmayı, Cenab-ı Hak cümlemize nasip etsin, âmin.

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları)

 

 

Yorum Yap