Hayat

BEŞ HAKİKATİN KIYMETİ BİLİNMELİDİR

Kâinatın Efendisi Sevgili peygamberimiz (asm), o kadar veciz ve muhtevalı hadisler beyan etmiştir ki, sair insanlar onun belâğat ve fesâhatına asla yetişememişlerdir.  Kur’an-ı Kerimden sonra en yüksek kelâm ona münhasırdır. Ümmi bir zattan südur eden o kelimeler, ancak onun Allah’ın hak elçisi olduğunun delilidir.

İnsanoğlunun mahiyetini tahlil eden ve fevkalâde tespitlerde bulunan Sevgili Peygamberimiz (asm), şu gelecek beş hakikate dikkatimizi çekiyor: “İhtiyarlık gelmeden gençliğin, hastalık gelmeden sıhhatin, fakirlik gelmeden zenginliğin, dolu vakit gelmeden boş vaktin ve ölüm gelmeden hayatın kıymetini bilin.” Gerçekten, az sözle çok şey ifade etmenin bundan daha güzeli mümkün mü?

Hayatın en cezbedici ve zevkli zamanı olan gençliğin hiç elden çıkmaması istenip, hiç zail olmayacağı sanılmasına rağmen, bir de bakarsın ki, gençlik yılları su gibi akıp gitmiş, yerini ak saçlara ve dermanı kesilmiş dizlere ve çeşitli hastalıklara bırakmış. İşte o zaman gözler açılıyor, akıl başa geliyor ama heyhat! İş işten çoktan geçmiş oluyor.

Bir Arap şairi demiş: “Geceye benzeyen gençliğim zamanında gözlerim uyumuş idi. Ancak ihtiyarlık sabahıyla uyandım.” İhtiyarlayan herkes “Eyvah! Gençliğimizi bâdiheva belki zararlı zayi ettik. Sakın bizim gibi yapmayın.”diye, geriden gelen gençlere nasihat eder. Halbuki, hadis-i şerife göre en bahtiyar genç, ihtiyar gibi ölümünü düşünüp, âhiretine ciddi çalışandır. İhtiyarların da en kötüsü, sefahet ve hevesatta gençlere benzemeye çalışandır.”hakikati her zaman kulaklarımızda çınlamalıdır. Keşke gençliğimde şöyle yapaydım böyle yapaydım demek hiç bir derde deva değildir. En iyi çare, bulunduğumuz ânı Allah yolunda değerlendirmektir.

Dershanede birlikte kaldığımız, şimdi yaşı bir hayli ilerleyip çoluk çocuğa karışmış ve hayatın meşakkatlerinden yorulmuş bir kardeşimiz “Keşke mezun olduktan sonra, hiç olmazsa bir kaç senemi şu kudsî iman ve Kur’an hizmetine vakfetmiş olsaydım. Kendimi çok zararda hissediyorum. Fakat ne çare!..”diyerek üzüntülerini ifade etti. Evet, elden kayıp giden yılları tekrar geri getirmek mümkün olmuyor, vesselâm.

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları)

Yorum Yap