Sadâkat vasfı başlı başına âdeta bir hazinedir. Zübeyir Gündüzalp Ağabey “Sadâkat kelimesinin lügat karşılığı kısadır. Ancak o yaşanmakla anlaşılır.” demektedir.

Risale-i Nur’dan velev bir ders almış da olsa, kimse ona bilerek ihanet etmez. Nerede kaldı ki, yıllardan beri okuyanlar ona ihanet etsin! Ancak sadâkat, özellikle Risale-i Nur mesleğinin temel prensiplerine gösterilen sadâkattır. Bilhassa içtimai meselelere taalluk eden prensiplere, çeşitli sebeplere dayanarak tevil edip ters düşenleri, Zübeyir Ağabey itikat noktasında değil, içtimai ve siyasi dalâlet noktasından değerlendiriyormuş. Bu bakımdan, Risale-i Nur Külliyatından Beyanat ve Tenvirler eserinde toplanan bu prensipleri hakkıyla okuyup anlayarak, hayata tatbik etmek, Nur’un hakiki ve sâdık talebelerinin en önemli vazifelerindendir.

Risale-i Nur mesleğinde hataya düşenleri Bediüzzaman ikaz etmektedir. “O bîçareler ‘Kalbimiz üstad ile beraberdir.’ fikriyle kendilerini tehlikesiz zannederler. Halbuki ehl-i ilhadın cereyanına kuvvet veren ve propagandalarına kapılan, belki bilmeyerek hafiyelikte istimal edilmek tehlikesi bulunan bir adamın ‘Kalbim safidir, Üstadımın mesleğine sâdıktır.’ demesi, bu misale benzer ki; birisi namaz kılarken karnındaki yeli tutamıyor, çıkıyor, hades vuku buluyor. Ona ‘Namazın bozuldu.’ denildiği vakit, o diyor ‘ Neden namazım bozulsun, kalbim safidir.’ (Mektubat s. 700)” Anlamak isteyene bu ikaz çok şey ifade ediyor.

“Evet, yol iki görünüyor. Cadde-i Kübra-yı Kur’aniye olan şu mesleğimizden şimdi ayrılanlar, bize düşman olan dinsizlik kuvvetine bilmeyerek yardım etmek ihtimali var.” (Lem’alar s. 396) Bu ikazlar, Risale-i Nur’un bütününe değil, mesleğe sadâkat gösterilmesinin ne kadar önemli olduğunun ifadesidir. Bu noktaya dikkat etmek, sâdık Nur Talebelerinin en vazgeçilmez prensibi olmak durumundadır.

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları)