Telif ettiği eserleri değerini hiç kaybetmeyen, bilâkis zaman geçtikçe kıymet ve değeri daha iyi anlaşılan ve kıyamete kadar geçerliliğini koruyacak olan Bediüzzaman Hazretleri, Nur Talebelerine şu vasiyeti yapmaktadır: “Şiddetli hastalık ve sair sebeplerin tesiriyle ben Nurcu kardeşlerimle konuşamadığımdan ve musahabeden (sohbetten) mahrum kaldığımdan, benim bedelime sizler ve Risale-i Nur’un Kur’an medresesinde Yeni Said’e verdiği ders ve Eski Said’in de Hutbe-i Şâmiye ve zeyilleri gibi hayat-ı içtimaiye medresesinde aldığı dersleri ve konuşmaları bu biçare kardeşiniz bedeline müştak olduğum kardeşlerimle benim yerimde konuşmalarını tevkil ediyorum.” (Emirdağ Lâhikası s. 342)

Görüldüğü gibi, Kur’an’ın en son ve en mükemmel manevi tefsiri olan Nur Risaleleri bir bütünlük arz etmekte ve her Risalenin kendi makamında bir riyaseti ve üstünlüğü bulunmaktadır.

Bu itibarla, Risale-i Nur mesleğinin içtimai hayata taalluk eden kısmının temel referansı olan Hutbe-i Şâmiye ve zeyilleri konumundaki Münâzarât, Divan-ı Harb-i Örfi, Sünuhat, İşârât,Tuluat, Rumuz, Nutuk ve özellikle İkinci Emirdağ Lâhikaları gibi eserleri Nur Talebeleri mutlaka okumalı, mütalâa ve müzakeresini yapmalı ve konular arasında bağlantılar kurarak, Nur mesleğinin bu tarafa bakan cihetini doğru olarak anlayıp, hayata tatbik etmelidir.

Aksi takdirde, sadece iman hakikatlerini okumak, ne birliğimizi korumaya ve ne de istikametimizi muhafazaya yetmez.

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları)