İnsan Ve Toplum

HÜR TOPLUMLARIN ZAAFLARI

Din inancından, manevi değerlerinden çok şey kaybeden ve ilgisiz davranan demokrat ve özgür toplumlar, şimdilerde maddede aradıkları mutluluğu bulamamanın girdabında bocalıyorlar.

Maneviyata karşı körleşen, kabalaşan ve dünyasının akıbetini ebediyen yokluk, hiçlik ve mahvolup gitmek olarak telakki eden ve sahip olduğu her şeyden sonsuza kadar ayrılıp gideceğini zanneden ve bütün ızdırap ve elemleri ondan meydana gelen bir insanın mutlu olmasının imkânı var mıdır? İşte bu mânâyı Bediüzzaman şöyle tasvir ediyor: “Acaba ölüm ve idam intizarında (bekleyişinde) bulunan bir insan, sehpanın tezyin ve süslendirilmesinden bir lezzet alabilir mi?”

Evet, hayatının sonundaki eceli idam sehpası tahayyül eden bir insan için, dünyanın zevk-i sefası, malı-mülkü o sehpanın süsleri gibidir. Ebediyen idam ve yok olacağına inanan bir insan için, sehpanın süslü veya sâde olması bir anlam ifade eder mi?

Bu itibarla, dünyaya kimin ve ne maksatla gönderdiğini bilemeyen ve yaşamın anlamını kaybeden nice medeni görünen insanlar intihar ediyor ve biricik canlarına kıyıyorlar. Zira, her an idam sehpasına bir adım daha yaklaşan bir adamın çektiği ızdırap gibi, her an ölümü düşünüp kahrolmak yerine, bir sefer ölüp kurtulmayı tercih ediyorlar. Gittiğim ülkelerde görünen maddi refahın arkasındaki yüksek orandaki intihar olayları bu gerçeği doğrulamaktadır. Macera olsun diye yapılan hırsızlık, gasp ve sair suçlardaki ürkütücü tırmanış ayrı bir göstergedir.

Kur’an-ın getirdiği İlâhi mesajdan habersiz ve diğer tahrif olmuş semavi dinlerde aradığını bulamayan bîçare insanlığı, içine düştüğü buhrandan kurtaracak yegâne merci, Allah katında tek din olan İslâmiyettir. Evrensel bir din hüviyetindeki İslâm dini, bütün insanlığın maneviyat ve ruh cephesinden yediği darbeleri tedavi edip düzeltecek bir kudrettedir.

“Eğer biz doğru İslâmiyeti ve İslâmiyete lâyık doğruluğu ef’alimizle (yaşantımızla) izhar etsek (göstersek), elbette sair dinlerin tâbileri cemaatlerle İslâmiyete girecekler ve küre-i arzın bâzı kıt’a ve devletleri bile fevc fevc (gruplar halinde) İslâm’a dehalet edeceklerdir.”diyen Bediüzzaman’a kulak vererek, bu mesajın gerektirdiği aksiyoner bir hizmeti ifa etmek, hepimize bir vicdan borcu gibi gözükmektedir.

Evet, hür ve medeni toplumların zaaflarını giderecek son semavi kitap Kur’an’dır ve onun bu çağa hitap eden mesajını en güzel bir tarzda yorumlayan Risale-i Nur tefsirleridir.

(Not: Bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecenizi tebrik eder, Allah’ın rızasına ebediyen nail olmanızı niyaz ederim.)

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları)

Yorum Yap