(Dünden devam)
İslâm dininin sahibi ve muhafızı Cenab-ı Haktır. Kur’an-ı Kerim’i tahrif edilmekten korumayı taahhüt etmiştir. Hicr Suresinin 9. ayeti bunu beyan etmektedir. Tevbe Suresinde de “Onlar ağızlarıyla üfleyip Allah’ı nurunu söndürmek isterler. Lâkin Allah nurunu tamamlayacaktır velev kâfirler istemese de.” gibi ayetlerle, Kendi külli iradesinin İslâm dininin insanlık âleminde hâkim olmasından yana olduğunu göstermektedir.
Bu hakikate binaen, Müslümanların mensubu olduğu dine hizmette gösterecekleri gayretler külli sonuçları verecektir. Bu mânâyı Bediüzzaman Hazretleri şöyle izah eder: “Eğer biz doğru İslâmiyeti ve İslâmiyete lâyık doğruluğu ef’alimizle (yaşantımızla) izhar etsek, elbette sair dinlerin tâbileri cemaatlerle İslâmiyete girecekler. Hatta kür-i arzın bazı kıtaları ve devletleri bile fevc fevc İslâm dinine dehalet edecektir.” (Münâzarât)
İşte, Kur’an’ın elinde elmas bir kılıç olan Nur Risaleleri ve onun gayretli Nur Talebeleri, özellikle Nur’un hakiki ve sâdık şakirtleri, mukaddes bir ideale kilitlenmenin ve doğru Nurculuğu temsil etmenin verdiği vazife şuuru ve heyecanıyla, misyonerlerin gösterdiği çalışkanlık, fedakârlık ruhunu aratmayacak bir gayret ve faaliyetle İslâm dinine hizmetlerini sürdürüyorlar. Ortak düşmanları olan hem komünizm, hem Süfyanizm denilen deccaliyet zihniyetine ve dinsizliğin, ahlâksızlığın her türlüsüne karşı mücadelede manevi ittihatlarını sürdürüyorlar. Böylece, hadis-i şerifin haber verdiği “Ahirzamanda, İsevilerin dindar ruhanileriyle Müslümanlar, aralarındaki medar-ı niza noktaları muvakkaten bırakıp, müşterek düşmanları olan zındıkaya karşı ittifak edecekler.” müjdesine mazhar olacaklarını gösteriyorlar.
“Misyonerler ve Hristiyan ruhanileri, hem Nurcular, çok dikkat etmeleri elzemdir. Çünkü, her halde şimal cereyanı (komünizm), İslâm ve İsevî dininin hücumuna karşı kendini müdafaa etmek fikriyle, İslâm ve misyonerlerin ittifakını bozmaya çalışacak. Tabaka-i avama müsaadekâr ve vücub-u zekât ve hurmet-i riba (zekâtın farzı ve faizin haramlığı) ile, burjuvaları (zenginleri) avamın (halkın) yardımına dâvet etmesi ve zulümden çekmesi cihetinde Müslümanları aldatıp, onlara bir imtiyaz verip, bir kısmını kendi tarafına çekebilir.” tespitiyle, dikkatleri bu noktaya çeken Bediüzzaman Hazretlerine, her iki dinin hizmetkârları kulak vermelidir. Bu ikazların vakti hiç geçmez. Geçmişte aldatılan bir kısım cemaatler ve Müslüman devletler gibi, şimdi de ve bundan sonra da aldatılma ihtimali vardır. Çünkü, dinsizlik cereyanları durmuyor. Fakat, her şeye rağmen sonunda zafer hakkın ve hakka inananların olacaktır, inşaallah.
asyanur.info samicebeci.net (YouTube-Sami Cebeci ile Risale-i Nur dersleri) (YouTube-Sami Cebeci ile her akşam canlı Risale-i Nur dersleri)

