Kıyamet alâmetlerinden biri olan dabbetülarzın, vakti geldiğinde çıkacağına müminler olarak inanmak farzdır. Çünkü hakkında ayet vardır. Bu konuya kaynaklık yapan ayet ise, Neml Suresinin 82.ayetidir. Mealen “Söz verdiğimiz gün gelip çattığında, onlar için yerden bir canlı çıkarırız ki, kendilerine, insanların ayetlerimize inanmadıklarını söyler.”
Bu ayete akla ve hikmete uygun yorum yapan Bediüzzaman Hazretleri 5. Şuada şöyle açıklama yapar: ” Kavm-i firavun’a çekirge ve bit belâsı ve Kabe’yi yıkmaya gelen Kavm-i Ebrehe’ye Ebabil kuşları musallat olmuşlar. Öyle de, Süfyanın ve deccalların fitneleriyle bilerek, severek isyan ve tuğyana ve ‘Ye’cüc ve Me’cüc’ün anarşistliği ile fesada ve canavarlığa, dinsizliğe giden ve küfür ve küfrana düşen insanların akıllarını başlarına getirmek hikmetiyle arzdan bir hayvan çıkıp musallat olacak, zir ü zeber edecek. Allahü alem, o dabbe bir nevidir. Çünkü gayet büyük bir tek şahıs olsa, her yerde herkese yetişmez. Demek, dehşetli bir taife-i hayvaniye olacak. Belki, ‘İlla dabbetülarzı te’külü min saate’ayetinin işaretiyle, o hayvan, dabbetülarz denilen ağaç kurtlarıdır ki; insanların kemiklerini ağaç gibi kemirecek, insanın cisminde dişinden tırnağına kadar yerleşecek. Müminler iman bereketiyle ve sefahet ve su-i istimalattan tecennüpleriyle kurtulmasına işareten, ayet, iman hususunda o hayvanı konuşturmuş.”
İnsanlık tarihi boyunca bilinen çok dehşetli hastalıklar meydana geldi. Ancak tamamen veya kısmen hepsine tedavi edici bir çare ve ilaç bulundu. Şimdi ise, hâlâ tedavisi yapılamayan ve tıp dünyasının çaresiz kaldığı en yeni hastalık, AİDS denilen dehşetli ve bulaşıcı bir hastalıktır. Gayr-ı meşru ve cinsel ilişkilerle bulaşan AİDS mikrobu, girdiği bünyenin “T hücresi”denilen savunma sisteminin içine girip bozmakta ve hastayı dışarıdan gelen mikroplara karşı savunmasız bırakmaktadır. Dişinden tırnağına, bedenin her tarafına ve hatta kemiklerine kadar nüfuz ederek, vücudun her noktasını etkilemektedir. Hasta, doktorların gözleri önünde bir mum gibi eriyerek söndüğü halde, elden hiç bir şey gelmemektedir. Müminlerin iman bereketi, sefahet ve gayr-ı meşru hayattan uzak durarak kurtulmasının sırrı da, böylece anlaşılmış oluyor.
Bununla beraber, daha dehşetli hastalıkların çıkması da ihtimalden uzak değildir. Fakat şimdilik dabbetülarz denilen mikrobik canlının, AİDS mikrobunun yaptığı tahribatla uyuşması çok ilgi çekici bir durumdur. Ancak ne olursa olsun, emir ve yasaklar çerçevesinde yaşamak kaçınılmaz bir gerçektir.
( Not: Mübarek Regaip Kandilinizi ve Üç Aylarınızı en kalbi duygularla tebrik eder, her biriniz hakkında bin aydan daha hayırlı olmasını ve İslâm dünyasının barış ve huzuruna vesile olmasını niyaz ederim. Sami Cebeci)
www.asyanur.info

