Tefekkür

ÇEKİRDEKTEKİ MUCİZE- 2

Reklam

Her biri birer sanat harikası olan çekirdekler içinde bir elma çekirdeği elma ağacına hamile olduğu gibi, o ağaç dahi meyve içindeki çekirdekle diğer bir ağaca hamiledir.

Bahsi geçen çekirdeğin içine kader kalemiyle yazılan ve göze görülmeyen mükemmel bir proje, sonra muhteşem bir sanat olan elma ağacı şeklinde göze görülür ve İlâhi Kudrete delil olur. Bediüzzaman Hazretlerinin verdiği örnek bunu ne güzel izah eder: “Nasıl ki göze görülmeyen eczalı bir mürekkeple yazılan bir kitaba, o yazıyı göstermeye mahsus bir ecza sürülse, o koca kitap birden her bir göze vücudunu gösterip kendini okutturur. Aynen öyle de; o Kadir-i Ezelinin ilm-i muhitinde, her şeyin sûret-i Mahsusası, bir miktar-ı muayyen ile taayyün ediyor. O Kadir-i Mutlak, emr-i künfeyekün ile, o hadsiz kudretiyle ve nafiz iradesiyle, o yazıya sürülen ecza gibi, gayet kolay ve suhûletle, kudretin bir cilvesi olan kuvvetini, o mahiyet- i ilmiyeye sürer, o şeye vücud-u harici verir, göze gösterir, nukuş- u hikmetini oktturur.” (Lem’alar 11. Lem’a)

“Her şey kendi kendine oluyor veya sebepler yapıyor yahut tabiat kanunları yaratıyor.” iddiasında bulunan tabiatçılara karşı, eşyanın nasıl yaratıldığını sorduklarında verdiğimiz cevap bu tarzdadır. Yani, Allah sonsuz ilmiyle, her şeyin başlangıcı olan yumurta, nutfe, tohum ve çekirdeklere kader kalemiyle, iradesinin istediği şekilde plan ve projesini yazar, sonsuz kudretiyle atomları tahrik ederek “OL” emriyle, var olan plan üzerine onları şekillendirir ve göze görülmeyen o planı, muhteşem bir sanat eseri olarak gözler önüne serer, varlık ve birliğine onları delil eder.

Tabiatçıların ise, bu sanatlı varlıkların icadına hiç bir inandırıcı izahları yoktur ve olamaz. Ancak kendilerini ve taraftarlarını kandırırlar. Halbuki, göz yummakla gece olmaz. Gözünü yuman yalnız kendine gündüzü gece yapar.

Çekirdeklerin her birisi birer mucizedir ve içinde milyonlarca gen taşımaktadır. Bütün dünyanın teknolojisi bir araya gelse, bir çekirdek yapıp ondan bir ağaç çıkaramaz. Vaktiyle Japonlar pirinç unundan pirinç taneleri üretip pilâv da yapmışlar. Fakat, toprağa ektikleri zaman sonuç alamamışlar diye duymuştum. Elbette alamazlar. Çünkü, o pirinç tanelerine kader kalemiyle plan yazmak, ancak sonsuz kudret sahibi olan Allah’a ait bir özelliktir. Elma, armut, kayısı, kavun, karpuz gibi meyveler yenirken, onlara bir de bu gözle bakmak gerekmez mi? Bu kudret mucizelerine hangi tabiat karışabilir? Hangi sebeplerin eli ulaşabilir?

Bediüzzaman Hazretleri de bunları sürekli nazara verir ve eğer denilse “Neden en çok misalleri çiçekten ve çekirdekten ve meyvelerden getiriyorsun?” Elcevap “Çünkü onlar mucizat-ı kudretin en antikaları, en harikaları, en nazeninleridirler. Hem ehl-i tabiat ve ehl-i dalâlet ve ehl-i felsefe onlardaki kalem-i kader ve kudretin yazdığı ince hattı okuyamadıkları için onlarda boğulmuşlar, tabiat bataklığına düşmüşler.” (Sözler s. 146) diye izah eder.

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları)  (YouTube-Sami Cebeci ile canlı Risale-i Nur dersleri)

Reklam

Yorum Yap