BEDİÜZZAMAN VE MÜSPET HAREKET
Bediüzzaman Said Nursi

BEDİÜZZAMAN VE MÜSPET HAREKET

Bediüzzaman vefatından önce talebelerine verdiği en son dersinde “Bizim vazifemiz müspet hareket etmektir. Menfi hareket değildir. Rıza-yı İlâhiye göre sırf hizmet-i imaniyeyi yapmaktır. Asayişi muhafazayı netice veren müspet iman hizmeti içinde, her bir sıkıntıya karşı sabırla, şükürle mükellefiz.”diyerek noktayı koyan ve her türlü menfi hareketten talebelerini ve onların şahsında bütün dindarları uzak durmaya davet eden Üstad; “Bu zamanda dahil ve hariçteki cihad-ı maneviyedeki fark pek azimdir.”ölçüsünü ortaya koymakla da, cihad anlayışının dahildeki mantığını belirtmiş oluyor.

Dahildeki müspet hareketin, menfi hareket etmemenin pasiflikle, korkaklıkla hiç bir ilgisi yoktur. Müminler cesaretini dahilde değil, haricî düşmanın tecavüzü vaki olduğu zaman onlara karşı göstermelidir. Dindar kitlelerin kendi polisine, jandarmasına ve askerine kuvvet gösterisine girmesi fitnenin ta kendisidir. Keza, asker ve polisin kendi halkına ve dindar vatandaşlarına silah çekmesi de fitnedir. Zira, kim kimi vuracak? Hepsi bu vatanın evlatları. Bir çoğu birbirinin akrabası, olacak şey mi?

Evet, Bediüzzaman âhirzamanın son mücedididir. Hazret-i Peygamberin (asm) vazife cihetiyle vârisidir. O sadece Nur Talebelerinin veya bu vatandaki insanların değil, belki âlem-i islâm’ın ve bütün insanlığın manevi rehberidir. Onun irşatları ve tenbihleri şahsi değil, Nebevi ve Kur’ânîdir.

Evet, çeşitli şekillerde meydana gelmesi muhtemel bütün tahriklere karşı, dindar insanların, vakıf teşekküllerinin ve sair hizmet gruplarının yapacağı iş, Bediüzzaman’a kulak vermek ve asayişi ihlal etmeden müspet iman ve Kur’an hizmetlerine devam etmektir.

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları)

Yorum Yap