(Dünden devam)
Dindar Müslümanlar ile lâik mürtecilerin farkını ortaya koyan şöyle bir fıkra vardır: İki tane kör bir sofraya oturmuş ve karşılıklı dolma yiyorlarmış. Biri diğerine “Sen neden dolmaları ikişer ikişer yiyorsun?” diye sormuş. Diğeri ona “Sen nereden biliyorsun?” demiş. Beriki ona “Ben ikişer ikişer yiyorum da!” demiş.
Aynen bunun gibi, köprülerin altından bu kadar su geçtikten ve dünya hak ve hürriyetler tarafına süratle hareket ediyorken, ülkeyi eski dönemlere döndürme hevesinde olan lâik kesimin, dindar insanları hâlâ mürteci olmakla suçlamaya çalışmaları hiçbir anlam ifade etmez.
İslâm dini, hakiki terakki ve ilerlemenin ve asayişin temel esasıdır. Birkaç kendini bilmez ve aklî muhakemesi noksan, sağını solundan fark edemeyen ve papağan gibi şeriat isteriz diyenler yüzünden , İslâm dinine ve büyük bir Müslüman olan çoğunluğa mürteci demek, iftiranın en büyüğüdür.
Bir zamanlar, bu lâik kesimin öncülerinin bu millete reva gördüğü her türlü işkence ve zulümler bu gün lânetle anıldığı gibi, aynı zihniyetle hareket edenler yine nefretle anılacaklar ve doğru yazan tarih tarafından mahkûm edileceklerdir. Ancak, asıl mahkûmiyet ise, mahşer meydanındaki yüce mahkemede olacaktır.
asyanur.info samicebeci.net (YouTube-Sami Cebeci ile Risale-i Nur dersleri) (YouTube-Sami Cebeci ile her akşam canlı Risale-i Nur dersleri)

