(Dünden devam)

İlim adamlarını tespitiyle yaklaşık on beş milyar yıl önce bu kâinat yoktu. Her şey sıfır noktasındaydı. Onlara göre her nasılsa ilk madde meydana geldi ve büyük bir patlama ile parçalandı ve birbirinden ayrıldı. Gittikçe genişlemeye devam eden bir kâinat içindeyiz.

Kısaca temas ettiğimiz bu izah ile dinimizin izahları arasında benzerlik vardır. Nihayetsiz maksatlar ve gayeler için bu kâinatı yoktan var eden Cenab-ı Hakkın ilk yarattığı şey, hadis-i şerife göre Hazret-i Muhammed’in (asm) nurudur. O nurdan kâinatın ilk maddesini yaratmış. Madde-i aciniye diye isimlendirilen o ilk maddede atomlar bile teşekkül etmemişti. Esir maddesinden meydana gelen o maddeden daha sonra atomlar yaratıldı. “Sema ve zemin bitişikte, sonra onu ayırt ettik.” mealindeki ayete göre, yoktan ve hiçten yaratılan kâinat ve güneşten de dünya, sonra birbirinden ayrılıyor. Dünyamıza acele kabuk bağlatılarak, canlıların yaşamasına elverişli bir hâle getiriliyor ve cin ve insanların imtihan edilmesi için bir meydan yapılıyor.

“Biz kâinatı gittikçe genişletmekteyiz.” ayeti, gittikçe genişlemekte olan bir kâinatın içinde olduğumuzu gösteriyor. Başlangıçta bir yoktan icat var. Sonra dünya ve kâinat üzerinde daimi bir tasarruf  devam ediyor. Allah, kâinatı yarattıktan sonra belli bir sistemler bütününe bağlamış ve geride seyreden bir Zat değildir. Allah, her an kudret ve iradesiyle iş başında ve yarattığı bütün varlıkları her cihetleriyle idare etmektedir.

Kâinatı kurulmuş bir saat gibi algılayıp, kendi kendine devam edip gidiyor diye anlamak, gerçekte Allah’ı isim ve sıfatlarıyla  bilmemek ve tanımamak demektir. Böyle bir iman taklit mertebesindedir ve her zaman o imanı kaybetmek tehlikesi vardır. Tek çaresi de, bu zamanda Risale-i Nur eserleriyle var olan imanları tahkik mertebesine yükseltmektir.

asyanur.info  samicebeci.net (YouTube-Sami Cebeci ile Risale-i Nur dersleri) (YouTube-Sami Cebeci ile her akşam canlı Risale-i Nur dersleri)