(Dünden devam)

Genel bir barışın en güzel cihetlerinden biri de, i’lâ-yı kelimetullah denilen Allah’ın adını yüceltmek vazifesini asıl gaye yapan, İslâmî cemaatler arasındaki metot farklılıklarını normal ve fıtrî bir durum olarak değerlendirip, birbirlerine duacı olarak hoşgörüyü esas almalarıdır. Ehl-i dalâletin ektiği fitne tohumlarına meydan vermemek ve onların kurduğu tuzak ve tezgâhlarına düşmemektir.

Özellikle, aynı metot ve meslek anlayışı ile ve aynı kaynaktan beslenen bir referans birliğiyle hizmet eden bir cemaatin fertleri ise, tam bir ihlâs, tesanüd, kardeşlik ve terk-i enâniyet, mutlak bir tevazu ile hareket etmeli ve birbirlerinin fazilet ve meziyetleriyle iftihar etmelidir. Ferdî kusurlar nazara alınmamalı ve müsamaha ile yekdiğerine bakılmalıdır.

Önemli olan meslek ve meşrebin temel meselelerinde ittifak içinde olunmasıdır. Bu anlayış birliği, herkese barış havası getirecek ve hizmet etme şevkini ateşleyecektir. Muhabbetin asıl, düşmanlık hissinin ise acımaya inkılâp ettiği bir topluluğun başaramayacağı hiç bir şey yoktur. Zaten, Cenab-ı Hak hasenat ve iyiliklerin içine hazır bir mükâfatı koymuştur. Bu hakikati Bediüzaman Hazretleri şöyle izah ediyor: “Müminler mabeyninde (arasında) muhabbet, ehl-i iman için güzel bir hasenedir. O hasene içinde ahiretin maddi sevabını andıracak manevi lezzet, bir zevk, bir inşirah-ı kalp derc edilmiştir. Herkes kalbine müracaat etse bu zevki hisseder.” Bunun tersi ise şöyle izah ediliyor: “Müminler mabeyninde husumet ve adavet (düşmanlık) bir seyyiedir. O seyyie (fenalık) içinde, kalp ve ruhu sıkıntılarla boğacak bir azâb-ı vicdaniyi (vicdan azabını), âlicenap ruhlara hissettirir. Ben kendim belki yüz defadan fazla tecrübe etmişim ki; bir mümin kardeşime  adavetim vaktinde, o adavetten öyle bir azap çekiyordum. Şüphe bırakmıyordu ki, bu seyyieme muaccel (acele) bir cezadır, çektiriliyor.” (Uhuvvet Risalesi s. 56)

Evet, Mahşer Günü insanların iyilik ve fenalık dengesine bakan ve iyilikleri fazla ise cennetine alan ve kusurlarına bakmayan Cenab-ı Hakkın, bu İlâhî adaletine göre birbirimizi değerlendirmeli ve barışta hayır vardır semâvî kaidesini, temel bir prensip kabul etmeliyiz.

Evet, cemaatlerden, dünya çapındaki devletlere kadar her zeminde gerçekleşen genel bir barış, bütün dünya insanlığının vazgeçilmez bir özlemidir. Aslı barış ve sulha dayanan İslâm dini ise, bunun en temel dayanağıdır.

asyanur.info  samicebeci.net  (Sami Cebeci ile Risale-i Nur dersleri) (Sami Cebeci ile her akşam canlı Risale-i Nur dersleri)