Cumhuriyet ilânının yüzüncü yılını idrak ettiğimiz bir zamanda, bir türlü tam anlamıyla demokratikleşememenin sancılarıyla, hâlâ hukuk devleti ve hukukun üstünlüğü meselelerini tartışmaya devam ediyoruz.
Halkın kendi kendisini idare etmesi anlamına gelen cumhuriyete geçmemiz çok önemli bir gelişmeydi. fakat, ondan çok daha ileri değerler manzumesine sahip olan demokrasi yönetimi, cumhuriyeti kuranların zihniyet ve ilkelerine tam muvafık gelmediğinden, bir türlü cumhuriyetten demokrasiye ve demokratik cumhuriyete geçemiyoruz. Birini diğerine feda etmek gerekse, demokrasiyi ilkelere feda etmek garabetini irtikap ediyoruz.
Medeni hukuk, ceza hukuku ve ticaret hukukunu İsviçre, Almanya ve İtalya’dan ithal eden Türkiye Cumhuriyeti; toplumsal bir sözleşme olan anayasalarını hiç bir zaman sivillerin eliyle yapamadı. Özellikle, 1961 ve 1982 anayasaları tamamen ihtilâlcilerin vesayeti altında yapıldı ve topluma dayatıldı. 1982 anayasasına her kesimden yükselen itiraz ve tenkitler bu noktadan kaynaklanıyor.
Bilhassa, yargıtay başkanlarının âdeta isyan edercesine, zorbalığa kılıf olan ve demokrasiden yoksun 1982 anayasasına yönelttiği tenkitler ve anayasa mahkemesi başkanının daha fazla demokrasi talepleri, gücünü hukukun üstünlüğünden alan gerçek bir demokrasinin ne kadar önemli ve değerli olduğunun ip uçlarını veriyor.
Yargıtay başkanı, hukuk devleti ile hukukun üstünlüğü kavramlarının, sebep ve sonuçları itibariyle çok farklı şeyler olduğunu söylüyordu. “Hukuk devletinin esas alındığı kara Avrupa’sında, özellikle Fransa’da “Devlet merkezci” bir yönetim ve cumhuriyet vardır. Baskıcı, dayatmacı, ve jakoben. Hukuku devlet üretiyor. Onun için hukuk hep devletten yana. Devlet kutsal ve tabulaştırılmış. Devletin yüksek menfaatleri her şeyin üstünde. Devletin yüce menfaatleri söz konusu olduğu zamanda ve hükümetin hikmeti gerektiğinde, insan hakları ve ferdi hürriyetler nazara alınmaz. Devlet her şeye hâkim durumda. Bu yüzden devlet vatandaşlarıyla devamlı sürtüşme halinde. Avrupa, devlet merkezli ve dayatmacı bir cumhuriyetten, hukuk devleti yerine, birey merkezli ve hukukun üstünlüğüne dayalı tam bir demokrasiye geçmenin mücadelesini veriyor.” (Devamı yarın)
asyanur.info samicebeci.net (YouTube-Sami Cebeci videoları) (YouTube-Sami Cebeci ile her akşam canlı Risale-i Nur dersleri)

