Osmanlı devleti çok dinli, çok dilli ve çok hukuklu bir devlet olma vasfıyla, altı asırdan fazla bir zamanda üç kıtaya yayılmış sınırları içindeki milletleri idare ederek, örnek bir devlet sistemi geliştirmiştir. Zeval dönemine girip daha sonra tarih sahnesinden çekilince, ondan geriye kalan topraklar üzerinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti, çok zengin bir kültür birikimi devraldı.
Ancak, ne hikmettense cumhuriyeti kuran kadrolar, hem ecdatlarına, hem kültür miraslarına, hem dinlerine, hem dillerine , hem daha pek çok şeye harp ilân ederek yönlerini İslâm dünyasından çevirip, Batılı milletlere döndüler. Kılık ve kıyafetinden takvime, ölçü birimlerinden Lâtin alfabesine kadar Batıdan aldıkları gibi, hukuk sistemlerini de İtalya, Almanya ve İsviçre’den tercüme edip, olduğu gibi bu memlekete ithal ettiler. Bu Müslüman milletin inançlarını, değer yargılarını, dinlerini ve diğer temel karakterlerini dikkate almadan, devletin en tepelerinden yapılan dayatmalarla, bütün bir milletin yapısı değiştirilmeye çalışıldı.
Fakat, ne hazin bir durumdur ki, Batıdan alınan nice değerler, bizim bünyemiz farklıdır denilerek bu sefer çarpıtıldı. Bize göre lâiklik, bize göre cumhuriyet, bize göre demokrasi ve bize göre hükümet ve ordu münasebetleri gibi nice şeyler.. Halbuki, Batılı milletler her şeylerine bir standart getirdikleri gibi, cumhuriyet ve demokrasi kavramlarından, insanların temel hak ve hürriyetlerine kadar manevi ve moral değerlerine de standart getirmeyi başarmışlardır.
Batılı devletler anayasalarını, sivil toplum kuruluşlarının da etkisiyle parlamentolarında yapmışlardır. O anayasalarda silahlı kuvvetlerin baskısı ve gölgesi yoktur. Keza, bir şahsın görüş ve düşünceleri anayasalarında hâkim kılınmamıştır. Özel şahıslar, özel kanunlarla koruma altına alınmamıştır. Cumhuriyet adı altında bir dikta idaresi söz konusu değildir. Keza; demokrasilerinde devletten önce fert gelir ve insan hakları ön plandadır. Devlet, vatandaşının hizmetkârı konumundadır. Millet, parlamento aracılığı ile ihtiyaç hissettiği kanunları hür bir şekilde çıkarabilmektedir. Kanun hâkimiyeti, cumhurbaşkanından sade vatandaşına kadar geçerlidir. Adam kayırma olayları yok denecek kadar azdır. Ve daha nice herkesi imrendiren güzel örnekler.. (Devamı yarın)
asyanur.info samicebeci.net (YouTube-Sami Cebeci videoları) (YouTube-Sami Cebeci ile her akşam canlı Risale-i Nur dersleri)

