Tire ilçesindeki dersten sonra, 1994 yılında Hac ibadetinde birlikte olduğumuz Hüseyin kardeşle İzmir’e geçtik.

Pazar akşamı Pınarbaşı semtinde olduk. İzmir merkez, Bornova, Çamdibi gibi yerlerden gelen gönül dostlarımızla hizmet merkezimizin salonu tamamen dolmuştu. Bediüzzaman Hazretlerinin “Cadde-i Küra-yı Kur’aniye” olarak tanımladığı Risale-i Nur mesleğinin genel bir değerlendirmesini yaptık. Daha sonra ihlâs, sadâkat ve tesanüt sıfatlarının önemini vurguladıktan  ve gerçek bir cemaat olmanın gereği olan ittihadın temel prensiplerini nazara verdikten sonra, Zübeyir Ağabeyin bu husustaki gayretlerinden bahsettik. Bu çizgi mutlaka korunmalıydı. Camiamızın temsil ettiği misyonu, bu orijinal kimliği gelecek kuşaklara aynen aktarmaktı. İki buçuk saati bulan bu şevkli ders ve sohbet hepimiz için bir feyiz kaynağı olmuştu.

Pazartesi günü dönüş yolunda uçakta, Ankara Gazi Üniversitesinde okuyan bir genç yol arkadaşımdı. Bir saat süren yolculuk sonunda kendisine bir kitap hediye ettim. Bundan sonrası Bediüzzaman’a aitti. İnşaallah bu sohbet ve kitap  o gencin manevi kurtuluşuna vesile olur.

Üç gün süren bahsi geçen hizmetlerden sonra, Esenboğa Hava Alanına indiğim zaman, böyle hizmetlere mazhar olmanın manevi hazzını ruhumda hissediyordum. Çünkü, Cenab-ı Hak hizmetin ücretini bizzat hizmetin içine koymuştu, elhamdülillah.

asyanur.info samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları)  (YouTube-Sami Cebeci ile canlı Risale-i Nur dersleri)