Geçtiğimiz hafta sonu Cumartesi günü davet üzerine bir grup kardeşle gittiğimiz Çorum ilinde, dersten önce o manevi muhafızlardan üçünün türbelerinin bulunduğu yere gittik. Çorum’a nazır bir tepede, bütün haşmetleriyle haşrin sabahını bekliyorlardı.
Süheybi Rumi Hazretleriyle, Ubeydi Gazi Hazretleri aynı türbede birlikte yatıyorlardı. Aslen Yemenli olan Süheybi Rumi Hazretleri, küçükken savaşta Bizanslılara esir düşmüş,. Bir müddet Rum diyarlarında kaldıktan sonra, Mekke’ye getirilip köle olarak satılmış. Abdullah adındaki bir zat onu satın alarak hürriyetine kavuşturmuş. İslâm’ın ilk yıllarında, Ammar bin Yasir ile Müslümanlığı kabul eden yedi sekiz kişiden birisidir. Bedir dahil bütün savaşlara katılmıştır. Biraz aşağıda , Hazret-i Ömer’in (r.a.) “Bin atlıya bedeldir.” dediği Kerebi Gazi Hazretleri yatıyordu. Bu üç kahraman sahabe, İstanbul’un fethi için çıktığı yolda Bizanslılarla savaşırken şehit düşmüş ve Çorum İline defnedilmişlerdir. Hepsinin ruhlarına İhlâs ve Fatihalar okuyarak, Cenab-ı Haktan şefaatlerini niyaz ederek ayrıldık.
Aynı günün akşamı, Çorum hizmet merkezimiz oldukça kalabalıktı. Çevre ilçelerden gelen gönül dostlarımız geniş salonu doldurmuşlardı. Bu zamanda sahabe mesleğinin bir cilvesi olan Risale-i Nur mesleğinin ve İslâm’a hizmet modelinin, diğer hizmet tarzlarından farklı olan cihetlerini nazara verip, bütün gayretimizle iman hizmetine ağırlık vermemiz ve diğer hizmet gruplarına da muhabbet nazarıyla bakmamız gerektiği üzerinde durduk. Zaten Çorum’un kahraman Nur fedaileri de aynı heyecan ve coşkuyla hizmete sahip çıkıyorlardı. Dersten sonra Ankara’ya dönerken, ruhumuz manen bayram yapıyordu.
asyanur.info samicebeci.net (YouTube-Sami Cebeci videoları)

