Bir önceki makalemizde anlatmaya çalıştığımız Hazret-i İsa (as) ve deccal mücadelesi Hristiyan dünyasında devam ederken, eş zamanlı olarak İslâm dünyasında da diğer bir mücadele sürmektedir.
Bahsi geçen hakikate açıklık getiren Bediüzzaman Hazretleri “Ahirzamanda dinsizliğin iki cereyanı kuvvet bulacak Birisi: Nifak perdesi altında Risale-i Ahmediyeyi (asm) inkâr edecek Süfyan namında müthiş bir şahıs, ehl-i nifakın başına geçecek, şeriat-ı İslâmiyeyi tahribe çalışacaktır. Ona karşı, Âl-i Beyt-i Nebevinin silsile-i nuranisine bağlanan ehl-i velâyet ve ehl-i kemâlin başına geçecek Âl-i Beytten Muhammed Mehdi isminde bir zat-ı nurani, o Süfyan’ın şahs-ı manevisi olan cereyan-ı münafıkâneyi öldürüp dağıtacaktır.” (Mektubat s. 94) demiştir.
Dört yüz seneden fazla âlem-i İslâm’a hilâfet merkezliği yapan İstanbul ve Osmanlı Devletinden geriye kalan Anadolu topraklarında gerçekleşen ve hâlâ devam eden bu manevi ve ilmi mücadele,kimin ne olduğunu apaçık ortaya koymaktadır. Süfyan, yapılan manevi tahribata ünvan olduğu gibi, Muhammed Mehdi de, manevi tamiratın ünvanıdır. Hakiki isimleri öyle olmak lâzım gelmez. Zira, bu dünya imtihan meydanıdır ve imtihan sırrı hakikatlerin bir parça perdeli olmasını gerektirmektedir.
Risale-i Nur mesleğini hakkıyla idrak eden sâdık Nur Talebeleri, bahsi geçen hakikatler muvacehesinde, Hazret-i İsa (as) ve Hazret-i Mehdi’nin aynı süreçte ve eş zamanlı olarak vazifelerini yaptıklarına inanır ve daha başka bir beklenti içine girmezler. Farklı yorum yapanlara da itibar etmezler.
asyanur.info samicebeci.net (YouTube-Sami Cebeci videoları)

