Dünyanın belki de en zengin dili olan Osmanlıca’ya, içinde Arapça ve Farsça gibi kelimeler olduğu için, iflah olmaz bir düşmanlık ve kin ile, Öz Türkçecilik adı altında harp ilan edildi. Ne kadar İslâmî terimler varsa yok edilmeye ve unutturulmaya çalışıldı. Böylece dilimiz kuşa çevrilip, bir kaç bin kelimeyle konuşan bir millet haline geldik.

Güneyden gelen islâm dinine karşı amansız bir düşmanlıkla, sırt dönülen İslâm âleminden uzaklaşmakla ne Doğulu olabildik, ne de Batılı. Ancak, Batı toplumlarına karşı duyulan aşağılık kompleksi yüzünden, kılık ve kıyafetlerinden diğer âdetlerine kadar kopya edildi ve asıl kimliğimiz büyük çapta erozyona uğradı. Doğuya düşman, Batıya hayran bir toplum olduk.

İşte, bu kompleksin ucu dile kadar sirayet etti. Dilimizi yabancı kelimeler istila etti. İslâmî terim ve kelimeler yabancı, ecnebilerin kelimeleri dost kabul edildi. Stres kelimesi de bunlardan biridir. Ruhî gerginlik, bunalım ve rahat olamama anlamına gelen bu kelime, günlük konuşmalara girmiş ve çoğu yerde kullanılır hale gelmiştir.

İnsan olmanın gereği olarak, zaman zaman bunalım ve buhrana düşmek, daha çok inançtan mahrum olmak ve tevekkülden nasipsiz olmaya dayanır. Tevekkül ise bunun tam tersidir.

Bediüzzaman Hazretlerinin tespit ettiği gibi “İman tevhidi, tevhid teslimi, teslim tevekkülü, tevekkül saadet-i dâreyni (iki cihan saadetini) iktiza eder.” (Sözler s 292)  Evet, dünya ve âhirette ebedi saadet ve mutluluk isteyenler, başta iman olmak üzere, bahsi geçen hakikatlere sahip olmak durumundadırlar.

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları)