Milattan öncesi ve sonrasıyla yaklaşık yedi bin yıllık bir ömrü olan insanlık âlemi, ilk ve orta çağı, yeni ve yakın çağları geride bırakarak, bilgi çağını kucaklayan üçüncü bin yıla girdi.

Yeni bir bin yıla girmenin heyecanıyla bütün dünya devletleri, özel sektör kuruluşları, dernekler, sendikalar, partiler, cemiyet ve cemaatler, kendilerine yeniden çeki düzen veriyorlar.

Yeni bin yılın otomobil modelleri, yeni bilgisayar sistemleri, her türlü sanayide yeniden yapılanmalar, eğitimde reform hamleleri, insan merkezli temel hak ve hürriyetleri esas alan demokratik açılımlar, sivil anayasalar, daha çok hak ve hürriyetler, hukukun üstünlüğüne dayalı kanun hâkimiyeti, tahkiki imana dayalı dine dönüş rüzgârları, inanç eksenli dindarâne bir sosyal hayat, yeni bin yılın temel karakterini oluşturacağa benziyor.

Haksızlık, zulüm, zorbalık, dikta yönetimleri, insanları sürü yerine koyup güden eli sopalı idareler, dinsizlik ve hayvancasına sefih bir hayata medeniyet adını takan şeytanî aldatmalar artık tarihe karışmak üzere.

Dinsizliğe dayalı bir hayat felsefesini zorla insanlara dayatan komünizm, semavi dinlere ve hak ve hürriyetlere karşı dayanamayıp çatırdayarak çöküp gittiği gibi; din dışı bir yaşama biçimini lâiklik arkasına  saklayan ve mutlak bir baskı ve zorbalıkla inananların üzerine buldozer gibi yürüyen bizdeki resmi ideoloji ve yandaşları da dayanamayacak, demokrasi ve hürriyet rüzgârları önünde yapraklar gibi savrulup tarih mezarlığına gömülecektir.

Yargıtay başkanlarının adli yıl açılış konuşmalarında işaret ettiği noktalar birer başlangıçtır ve bahsini ettiğimiz hakikatlerin habercisidir. Bu hak ve hukuk savaşında resmi ideoloji ve baskılar ne kadar daha dayanabilir bunu zaman gösterecek. Gerçekten bu kabuk artık çatlamıştır ve bunun arkası daha güzel gelecektir, inşaallah.

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları)