UZUN YILLAR SONRA ÖNEMLİ BİR ZİYARET
Hatıralar

UZUN YILLAR SONRA ÖNEMLİ BİR ZİYARET

Otuz altı yıl önce bir Aralık ayında tanışmıştım kendisiyle. Elektrikçi merhum Osman Karakaya Ağabeyin tamirhanesinde sıramı bekliyordum. Karşıdan arabasını park ederek birisi bize doğru geliyordu. Kara kaşlı, dalgalı kır saçlı, kaytan bıyıklı  ve ortadan uzun boylu bu adamın gelişi dikkat çekiciydi.

Osman Ağabeye sordum: “Ağabey! Bu gelen zat kimdir?” Dedi: “Sen bu adamı tanımıyor musun?” Dedim: “Tanısam size sorar mıyım?” Dedi: “Yahu! bu adam çok meşhur bir zattır.” Dedim: “Peki kim öyleyse?” Dedi: “Bu tiyatrocu ve artist Semih Sergen’dir.” Dedim: “Ağabey! Ben tiyatrocuları nereden bileyim? Ama sen beni bu zatla tanıştır.” Dedi: “Tamam, tanıştırayım.”

Tanışma faslından sonra başlayan sohbetimiz kendisini etkilemiş olmalı ki, Semih Bey ” Bana Kur’an okumasını öğretebilir misin?” dedi. Memnuniyetle kabul ettim. O günden sonra her hafta evine giderek Kur’an öğrenmeye başladı. Çok zeki bir adamdı ve çok hızlı öğreniyordu. Ara sıra Risale-i Nurlardan cümleler söylüyordum. Dikkatini çektiği için “Bir dakika! Bu cümle harika ve sana ait değil. Bir daha tekrarlar mısın?” diyordu. Çok hoşuna gittiği için “Sen bunları nereden söylüyorsun?”diye sorduğunda “Okuduğum dînî kitaplardan aklımda kalmış olmalı.”diyordum. Bediüzzaman için ön yargılı olma ihtimalinden böyle söylüyordum. Sonraları kaynağı da söyleme noktasına geldik ama çok memnun olmuştu. Ön yargılı olmadığı açıktı. Aramızda yirmi yaş fark vardı ama mütevazi kişiliğiyle o farkı hissettirmiyordu bile.

Üç hafta sonra “Sami Kardeş sana bir müjde vereyim. Ben beş vakit namaza başladım. Yirmi beş senedir orucumu hiç aksatmam. Ama bu konuda ihmalim vardı. Şimdi telafi etmeye başladım.” dedi. Çok duygulanmıştım. Kendisini tebrik ettim. İki hafta sonra “Benim bir sıkıntım var.” dedi. Sordum: “Nedir?” Dedi: “Yatsı namazını da kıldıktan sonra eski alışkanlığımı devam ettiriyorum. Ne yapayım?” Dedim: “Hem namazını kıl, hem de o alışkanlığını  devam ettir.” Dedi: “Olur mu?” Dedim: “Neden olmasın? Namaz başka, o başka. Sen zaten yapıyorsun.” Dedi: “Tamam o zaman. Öyle yapayım.”

İki hafta sonra dedi: “Sana bir müjde daha vereyim mi?” Dedim. “Ver bakalım.” Dedi: “Ben o alışkanlığımdan da vazgeçtim.” Dedim: “Ağabey! Neden vazgeçtin? Ne güzel gidiyordu.” Dedi: “İkisi bir arada olmuyor. Hem Allah’ın emrini yap, hem de haram kıldığı şeyi yap, olmuyor.” Dedim: “Ağabey! Asıl şimdi seni tam tebrik ediyorum. Ben onu bırak desem, belki sen namazı bırakacaktın. Kendi iradenle o kararı vermeni bekledim.” İkimiz de gülüştük.

Vazife icabı Ankara’dan İzmir taraflarına gidince birbirimizi kaybettik. Otuz altı sene sonra bir şekilde telefonunu bularak aradım ve “Ağabey! Seni çok özledim. Dünya gözüyle bir daha görmek istiyorum.”dedim. Hafızası güçlü ve zeki bir adamdı. Hemen hatırladı ve adresini söyleyerek randevu verdi. 03 Aralık 2019 Salı günü bir arkadaşımla birlikte ziyaretimizi yaptık, kucaklaştık. Çok keyifli bir sohbet oldu. Tanıştığımızdan bu yana ibadetlerini hiç aksatmadığını, elli altı kitap yazıp neşrettiğini, sanat hayatında doksan altı sinemada oynadığını, şimdi de öğrencilerine diksiyon dersleri vermeye devam ettiğini anlattı. Seksen sekiz yaşına gelmiş olan Semih Sergen’i, bu yaşında hâlâ dinç ve enerji dolu olduğunu görmek bizleri mutlu etti. Kendisine bu ziyaretin bir hatırası olarak (Düşünce Ufku, Ölümsüzlük ülkesine Yolculuk ve oğlu Yağmur için de Hayatı Anlamak) kitaplarımızı imzalayıp hediye ettik. O da bizlere kendi kitaplarından hediyelerde bulundu. Sohbet bittiği zaman vakit hayli geçmişti. Allah kendisine hayırlı ve hizmet dolu daha nice uzun ömürler nasip etsin, amin.

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları)

Reklam

Yorum Yap