Bediüzzaman Said Nursi Risale-i Nur Hizmeti

NUR MERKEZLERİNİN ÖNEMİ

Risale-i Nur tefsirleriyle ehl-i imanın imanını dalâletten muhafaza ve İslâm dinine fen ve felsefeden gelen hücumları def ve müdafaa eden Bediüzzaman Hazretleri, o Risalelerin mütalâa ve müzakeresi için, Nur merkezlerinin temelini sağlığında atmış ve nasıl işleyeceğinin numunesini fiilen göstermiştir.

Akşam namazından ertesi gün öğleye kadar yanına hiç kimseyi almayan ve kendi kendisine evrat, ezkâr ve ibadetle meşgul olan o mübarek insan, 1950 yılından sonra Isparta’da kiraladığı evini bir Nur medresesine çevirmiş ve hizmetinde bulunan talebeleriyle cemaatle namaz, tesbihat ve Nur dersleriyle o mekânı tam mânâsıyla şenlendirmiştir.

Bu gün Bediüzzaman Müzesi olarak kullanılan ve Bediüzzaman’ın kullandığı şahsî eşyalarla beraber, Nur Risalelerinin el yazma ilk nüshalarının teşhir edildiği bu güzel mekân, sonradan restore edilmiş ve Nurların ilk telif yerleri olan Barla, Çam Dağı, Cennet Bahçesi gibi yerleri ziyaret eden Nur Talebelerinin uğrak yeri olmuştur.

Hayatı boyunca takip ettiği dört büyük maksattan biri olan ve fen ilimleriyle din ilimlerinin birlikte okutulacağı Medreset-üz Zehra Üniversitesinin küçük bir çekirdeği hükmünde ki bu dershanesi bilâhere sümbül vermiş ve yurdun dört bir yanında, binlerce Nur dershaneleri ehl-i imanın hizmetine sunulmuştur.

Zannedilen bütün olumsuzlukların aksine, dindar bir cumhuriyetin, tam bir demokrasinin ve gerçek bir hürriyetin savunuculuğunu yapan ve aydın kişilikleriyle  cemiyetin her katmanında bulunan Nur Talebeleri, Nur merkezlerini uzun yıllar boyunca aktif ve canlı tutmuş ve hâlâ bu canlılığı bütün cazibesiyle devam ettiriyorlar.

Doğulusu-Batılısı, Kuzeylisi-Güneylisi, Hanefisi- Şafisi, Alevisi- Sünnisi, Türk’ü-Kürd’ü ve diğer farklılıklarıyla beraber, ortak İslâm kimliğine kanaat eden ve onun bu zamanda bir feyiz çeşmesi olan Nur Risaleleri etrafında halka tutarak, hem kendi imanlarını, hem de cemiyetin iman ve âhiretlerini kurtarmaya çalışan bu nuranî cemaat, ülkemizin çeşitli sebeplerle çalkalandığı zamanlarda bir nevi emniyet sübabı vazifesini görüyor ve millet birliğinin çimentosu görevini ifa ediyorlar.

Devlet başta olarak, bir takım güç odakları onları anlamasa da, hatta su-i zan ederek farklı tavır koysa da, onlar buna önem vermiyorlar, hak ve doğru bildikleri bu müspet iman hizmetinde, izzet ve şerefleriyle yollarına devam ediyorlar. Zira, Allah’ın rızasını kazanmak onlara kâfi geliyor.

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları)

Yorum Yap