Farklı metot ve usullerle İslâm dinine hizmet eden dînî cemaatler, başkalarının noksan ve kusurları ile meşgul olmak yerine, kendi eksiklerini bulup tamamlamak, hatalarını tespit edip düzeltmekle uğraşsalar daha doğru olur. Bediüzzaman’ın ifade ettiği gibi “Müspet hareket etmektir ki, yani kendi mesleğinin muhabbetiyle hareket etmek. Başka mesleklerin adaveti ve başkaların tenkisi, onun fikrine ve ilmine müdahale etmesin, onlarla meşgul olmasın.” (Lem’alar s. 374)
Radikal fikirlerle ve silahlı hareketlerle asâyiş ve emniyeti ihlâl etme yanlışında olan gruplara söyleyecek sözümüz “Dahilde kuvvet kullanarak hak aramaktan Kur’an bizi men etmiştir.” şeklinde özetlenebilir. Onlar bu hakikate kulak verir veya vermez. Bizim sözümüz müspet iman ve Kur’an hizmetiyle meşgul olanlaradır. İhlâs ve kardeşlik duygularımızı muhafazaya dönük gayretlerimizi ifade ederek birliğimizi muhafazadır. Birbirimizin kusurunu görmeyerek, hatalarını görmezden gelmektir. Lüzumsuz münakaşaların önünü almaktır.
” Harici düşmanın hücumunda dahili münakaşâtı terk etmek ve ehl-i hakkı sukuttan ve zilletten kurtarmayı en birinci vazife ve en mühim bir vazife-i uhreviye telâkki edip, yüzer âyât ve ehadis-i nebeviyenin şiddetle emrettikleri uhuvvet, muhabbet ve teavünü yapıp, bütün hissiyatınızla ehl-i dünyadan daha şiddetli bir surette meslektaşlarınızla ve dindaşlarınızla ittifak ediniz, yani ihtilâfa düşmeyiniz.” (Lem’alar s. 383) Burada öngörülen ve tavsiye edilen hakikat, maksatta ittifak etmek ve ihtilâf etmemek suretiyle bu manevi ittifakı temin etmektir. Yoksa, herkes kendi hizmet tarzını bırakarak tek metotta birleşmek değildir.
Aynı cemaat içinde bulunanlar ve aynı hizmet tarzını benimseyenlerin ittifakı, temel konularda her cihetledir. Yoksa cemaat olma özelliğini kaybederler. “Cemiyete dahil olan, cemiyetin nizamını ihlâl etmemek gerektir.” (Muhakemat s. 21) kaidesi de bunu ifade eder. Hem bir cemaate mensup olup, hem de cemaatin genel gidişatını ve aldığı kararları kabul etmemek olmaz. Böyle bir duruma düşenleri, fıtri seyri içinde bünye kabul etmez ve dışarıda kalırlar.
Evet, değişik usullerle dine hizmet eden grupların ittifakı, ihtilâf etmemek ve çeşitli sebepler yüzünden ihtilâf çıkarmamak tarzındadır. Herkes beğendiği yerde hizmet etmeli ve başkalarını kötüleyerek kendilerine kıymet vermek durumunda olmamalıdır. Bediüzzaman Hazretlerinin “Cadde-i Kübara-yı Kur’aniye” diye tanımladığı Risale-i Nur mesleğinin en önemli prensiplerinden biri de budur.
asyanur.info samicebeci.net (YouTube-Sami Cebeci videoları)

