Uzun bir zamandan beri gidemediğim Kütahya’dan gelen davet üzerine yola çıktık. Niyet iman hizmeti olunca, Cenab-ı Hak sebeplerini de ihsan ediyor. Böyle yolculuklarda mutlaka müsait fıtratlı insanlarla karşılaşmak nasip oluyor.
Otobüse bindim ve yan koltukta yol arkadaşım olan temiz yüzlü delikanlıya selâm verdim. Tavşanlı ilçesinde bir markette çalışıyormuş. İkimiz de bir müddet istirahat ettik. Çünkü, o da iki gündür yollardaymış. Daha sonra, Eskişehir’den Kütahya’ya kadar sohbet ettik. Abdülkadir adındaki bu genç inançlı biri olmasına rağmen, beş vakit namaz kılma noktasında zayıf olduğunu söylüyordu. Zaten, toplumun geneli de aynı durumdaydı.
Bu dünyaya Allah’ı tanımak ve Ona iman ederek ibadet etmek maksadıyla gönderildiğimizi, bu ibadetlerin başında beş vakit namaz geldiğini, namaz kıldıktan sonra meşru ve helâl dairesinde yapılan çalışmaların ve diğer vakitlerin ibadetten sayılacağını söyledim. Yirmi üç kilo sütü olan bir kimsenin, ona hiçbir işlem yapmadan birkaç gün bekletse bozulup dökülmesi lâzım geldiğini, şayet kaynatıp ılıştırılarak içine bir kilo yoğurt mayası katılsa, yirmi dört kilo yoğurt elde edileceğini örnek verdim. Aynı bu örnek gibi, abdestle birlikte bir saati alan beş vakit namazın o yoğurt mayası gibi olduğunu, onun sayesinde geri kalan yirmi üç saatin de ibadetten sayılacağını ve böylece bütün ömür saatlerinin ibadet hükmüne geçeceğini ifade ettim. Bu örnek çok hoşuna gitti. Sohbetimiz bu minval üzere sürüp gitti. Otobüs terminalinden ayrılmadan önce yol arkadaşıma, Tavşanlı’da çalışan bir öğretmen kardeşimin telefonunu verdim. Abdülkadir de, muhakkak görüşeceğini ve Risale-i Nur derslerine katılacağını söyledi. Ona bir kitap hediye ederek vedalaşıp ayrıldık. Güzel bir hizmet olmuştu. (Devamı yarın)
asyanur.info samicebeci.net (YouTube-Sami Cebeci ile Risale-i Nur dersleri) (YouTube-Sami Cebeci ile her akşam canlı Risale-i Nur dersleri)

