Cenab-ı Hakkın nihayetsiz ilim, irade, hikmet, rahmet gibi kemâl sıfatlarını anlamak ve bilmek için, insanın mahiyetine nihayetsiz bir âcizlik, fakirlik ve ihtiyaç gibi noksan sıfatlar yerleştirmiştir. Deprem, yangın, sel ve kuraklık gibi insanı âciz bırakan dehşetli olaylar karşısında, insan sonsuz bir güce, İlâhî bir kudrete sığınmak, Ona dayanmak ve Ona dua etmeye ihtiyaç hisseder. Özellikle iyice daralıp bunaldığı ve zor durumda kaldığı zamanlarda, O ilâhî güce sığınmaya daha çok ihtiyaç hisseder.

Semavî kutsal kitaplara inanmayan yahut peygamberleri bilmeyen insan toplulukları aya, güneşe, yıldızlara ve hatta elleriyle yaptıkları heykel ve putlara tapınarak bu ihtiyaçlarını tatmin ettiklerini zannetmeleri tarihin tasdikindedir.

Son semavî din olan İslâm ve mukaddes kitabımız Kur’an-ı Kerim, tevhid inancını ilân ederek, dua edilecek tek adresin Allah’ın dergâhı olduğunu bildirmiş ve en güzel duaları Müslümanlara öğretmiştir. Peygamber kıssalarında geçen o ümmetin peygamberlerinin duaları buna örnektir. Furkan Suresi 77. ayette “De ki: Eğer duanız olmasa Rabbim katında ne ehemmiyetiniz var?” ayetindeki mesaj, insanların dua ve ibadet için yaratıldığını açıkça göstermektedir.

Gerçek bir Allah inancı olmadan yapılan dualar hedefsizdir. Allah’ı tanıdıkça, marifetullahta terakki ettikçe, Allah ile kul arasındaki manevi perdeler kalkar ve huzur makamında dua edilir. Böyle yapılan dualar kabule daha yakın olur.

Dua, Allah ile kul arasında en yüksek bir nispet ve irtibat vesilesidir. Allah’a kul olma şuuru dua anında hissedilir. Mevlâna Celâleddin-i Rumî Hazretleri “Köleler azat edildikleri ve hürriyetlerine kavuştukları zaman sevinirler. Biz ise, Allah’a kul, Onun dergâhında köle olduğumuz ve kabul edildiğimiz zaman seviniriz.” demiştir. (Devamı yarın)

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci ile Risale-i Nur dersleri) 8YouTube-Sami Cebeci ile her akşam canlı Risale-i Nur dersleri)