Kim neye lâyık ve müstehak ise, Hak ismiyle hakkını veren Cenab-ı Hak “Hak yücedir ve hiç bir şey ondan daha yüce değildir.”ferman etmektedir.

Kulluk canibinden bakıldığı zaman, Allah’ın insanlar üzerinde hakları olduğu gibi, kul olarak bizlerin arasında da kul hakları vardır. Özellikle dinimizde kul haklarına ziyadesiyle önem verilmiştir. Cenab-ı Hak, mahşer günündeki Büyük Mahkemede, dilerse kendi haklarından vazgeçse bile, kul haklarını affetmemektedir. Tâ ki kulları arasında haklaşma gerçekleşinceye kadar.

Şehitlerin bütün günahlarını bağışlayan Allah, kul haklarını hariç tutmuş. Şayet, şehidin o hakları ödemeye durumu müsait değilse, hak sahibine rahmetinden bol bol ihsanda bulunan Hak Teâlâ, şehit kulunu kul haklarından kurtarmakta ve hak sahibini râzı oluncaya kadar ihsanlarına mazhar kılmaktadır.

Bu meseleye çok ehemmiyet veren ve ümmetine örnek olan Sevgili Peygamberimiz (asm), vefatından önce topladığı sahabelerine “Kimin malını almışsam işte malım, gelsin alsın. Kimin sırtına vurmuşsam işte sırtım, gelsin vursun. Ben Rabbimin huzuruna kul hakkıyla varmak istemem.” buyurmuştur.

Hakkın küçüğüne büyüğüne bakılmaz. Hak, haktır. Hakların en önemlilerinden biri yaşama hakkıdır. Yaşama hakkı, temel haklardandır. Allah katında bir insanın hayatı, bütün insanlığın hayatı kadar değerlidir. Onun içindir ki ayet-i kerimede “Haksız yere masum bir cana kıyılması, bütün insanlığın öldürülmesi gibidir.”ferman edilmiştir.

İslâm dininde, insanların en temel hakları çeşitli şekillerde belirtilmiş, hatta hayvanların ve yaşanılan çevrenin bile hakları zikredilerek, müminlerden onlara riayet edilmesi istenmiştir. Riayet edilmediği takdirde, verilecek hem dünyevi hem de uhrevi cezalar ifade edilmiştir. Bu hususta İslâm âleminin seviyesi, kendini medeni kabul eden, fakat barbarlığın ve vahşetin en dehşetlisini irtikap eden Batı toplumlarından fersah fersah daha ileridedir. Bunun böyle bilinmesi lâzımdır.

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları)