(Dünden devam)
Bütün semavî dinlere sırtını dönen ve bir cihette onlara karşı savaş açan sefih Batı medeniyeti için, Bediüzzaman Hazretlerinin yaptığı tespitlere bütün Batı toplumlarının kulak vermesini isteriz: “Şu medeniyet-i habise ki, biz ondan yalnız zarar gördük ve nazar-ı şeriatta merdud (reddedilmiş) ve seyyiatı (fenalıkları) hasenatına (iyiliklerine) galebe ettiğinden, maslahat-ı beşer fetvasıyla mensuh (kaldırılmış) ve inkılâb-ı beşerle mahkûm-u inkıraz (yıkılmaya mahkum), sefih (aşağılık), mütemerrid (inatçı), gaddar (zalim), mânen vahşi bir medeniyet.”
“Neden Şeriat şu medeniyeti reddeder?” “Çünkü, beş menfi esas üzerine teessüs etmiştir. Nokta-i istinadı kuvvettir; o ise şe’ni (gereği), tecavüzdür. Hedef-i kastı menfaattir, o ise, şe’ni tezahümdür (zahmet vermektir). Hayatta düsturu cidaldir, o ise, şe’ni tenazüdür (çekişmedir). Kitleler mabeynindeki râbıtası, âheri yutmakla beslenen unsuriyet ve menfi milliyettir (ırkçılık), o ise, şe’ni böyle müthiş tesadümdür (çarpışmadır). Câzibedar hizmeti, heva ve hevesi teşci ve arzularını tatmin ve metalibini (isteklerini) teshildir, o ise, şe’ni, insaniyeti derece-i melekiyeden (melek derecesinden) derece-i kelbiyete (köpek derecesine) indirmektir, insanın mesh-i manevisine (maneviyatının yok edilmesine) sebep olmaktır. Bu medenilerden çoğu, eğer içi dışına çevrilse, kurt, ayı, yılan, hınzır, maymun postu görülecek gibi hayale gelir.” (Tarihçe-i Hayat s. 118)
Evet, insanlığın yüzde seksenini sefalet ve meşakkate atıp, ancak yüzde on kısmını hayali bir saadete çıkaran ve diğer yüzde onunu da ikisi arası bırakan Batı medeniyeti, ahlâk bakımından bozdukları kitlelerin uyanmasıyla ömrü kısa ve yıkılmaya namzettir. İnsanların nefsani duygularını tahrik ederek yoldan çıkaran ve her türlü rezalet yuvalarını ihdas ederek insanı insanlıktan uzaklaştıran ve kanun nizam tanımayan kişilerin çoğalmasına sebep olarak, kendi insanlarını bile intihara sürükleyen Batılı devletler ve özellikle moda merkezi olan Fransa, bu korkunç gidişata dur demez ve son din İslâm’a kulak vermezse sonları çok kötü olacaktır.
Batılı devletler arasında lâikliği din ve vicdan hürriyetinin teminatı olarak uygulaması gereken Fransa, ayrıca İslâm dini ile de barışmalıdır. Çünkü, kurtlaşmış bir ağaca dönen Batı medeniyeti ancak İslâm’ın evrensel prensipleriyle kurtulabilir.
Özetle; kıyamet öncesi son dönemini yaşayan çok ihtiyarlamış olan dünyanın, şiddetle asayiş ve huzura ihtiyacı vardır. Dünya insanlığının genel barışı için bütün Batılı devletlerin olduğu gibi, Fransa devletinin de bu barışa katkıda bulunması temennimizdir. Böyle olursa, Batılı devletler de kazanır, İslâm dünyası da kazanır.
asyanur.info samicebeci.net (YouTube- Sami Cebeci ile Risale-i Nur dersleri) (YouTube-Sami Cebeci ile her akşam canlı Risale-i Nur dersleri)

