İzmit programından sonra, Pazar sabahı İstanbul yolundayız. Eğitim Merkezinde iki gün süren derslerimden sonra tekrar İzmit’e dönmem gerekiyordu. Öyle de yaptık.İkindi namazını kılarak sür’atle Esenler terminaline ulaştık.
On altı otobüsüne bilet alıp giderken “İnşaallah birisi yanıma oturur ve ona iman hakikatlerinden bahsederim.” diye düşünüyordum. Çünkü, kâinatta tesadüfe yer yoktu. Her yolculukta mutlaka uygun birisini Allah bana yol arkadaşı yapıyordu.
Otobüse bindim, elli dört kişilik otobüste orta yaş ve üstü insanlar oturuyordu ve araç doluydu. Yanımdaki koltuk boş duruyordu. Otobüs kalkarken arka kapıdan yirmi yaşlarında temiz simalı bir genç bindi. Elindeki bilete bakıp numaraları okuyarak yanıma geldi ve “Geçebilir miyim? dedi. Yolcular içinde tek genç o idi. Hayırlı yolculuklar diledim. İzmit’te okuyan üniversiteli bir gençti. Dişçilik fakültesinde okuyormuş. Ağız ve diş sağlığı üzerine bir hayli sohbet ettik. Diş hastalıkları ve tedavileri hakkında sorduğum bazı sorular için “Abi! Ben şimdi birinci sınıftayım. ”O konuları henüz işlemedik. Onları uzman doktorlara sormak lâzım.” dedi. Bu arada ikinci köprü olan Fatih Sultan Mehmet köprüsünü geçmiştik. “Çok şükür akşam trafiği başlamadan köprüyü geçtik. Bundan sonrası kolay.” diye ilâve etti. “Evet, hayat köprüsü de öyledir. Önemli olan imanla ve Müslümanca bir hayatla bu köprüyü geçebilmektir. Hayatını bu tarzda yaşayanlar, asıl büyük köprü olan Sırat Köprüsünü de kolaylıkla geçecek ve ebedi cennete gideceklerdir. Geçemeyenler ise, maalesef cehenneme düşeceklerdir.” dedim.
Bunun üzerine devam eden sohbetimiz İzmit’e kadar devam etti. El çantamdan çıkardığım kitabı hediye ettiğim genç meğer Bediüzzaman’ın hemşehrisi imiş. Bitlis’ten gelip İstanbul’a yerleşmişler. Adını ve telefonunu aldığım genç, İzmitli dostlarımızla buluşacağını söyleyerek sevinçle vedalaşıp gitti. Ben de aceleyle Fevziye Camisine gittim. Çünkü, akşam namazının vakti bir hayli daralmıştı.
asyanur.info samicebeci.net (YouTube-Sami Cebeci videoları)

