Hayat

DOĞRU OLAN ŞEYDE SEBAT ETMEK

Şu dünya misafirhanesinde insanın imtihanına vesile olmak için, Cenab-ı Hak binlerle hisler ve duygular vermiş. Şiddetli merak, hararetli muhabbet, dehşetli hırs ve inatlı talep gibi. Bu duygularla hem dünya hem de âhiretin kazanılması emredilmiş. Bu duyguları sadece dünyayı kazanmak için sarf etmek, kırılacak cam parçalarına elmas fiyatı vermek gibidir. Onun için, bu duyguların hafif olanlarını dünya hayatına, şiddetlilerini âhiret hayatını kazanmaya sarf etmek gerekir.

Bahsi geçen duygular içinde inat hissi dikkat çekicidir. Müspet ve yerinde kullanılmayan bir inat hissi, bazen dünyamızı, bazen de Allah korusun âhiretimizi bile mahvedecek işleri insana yaptırabilir. Meselâ, üç günden fazla dargın durması helâl olmayan müminler ve akrabalar arasında yıllarca dargın durmaya sevk eder.

Evet, inat ile sebat arasında görünüşte benzerlik vardır. Fakat, aralarında dağlar kadar fark bulunur. Sebat Rahmani, inat şeytanidir. Her hususta kendisinde örnekler bulabildiğimiz Sevgili Peygamberimiz (asm), yepyeni bir dinle ortaya çıktığı zaman, kavim ve kabilesi ve etrafındaki büyük devletlerin dinleri hep ona karşıydı. En yakın akrabaları, hatta öz amcası Ebu Leheb bile ona azılı bir düşmandı. Mekke’nin ileri gelen reisleri Ebu Talib’e gelip “Ya Ebu Talip! Söyle şu yeğenine. Eğer başımıza reis olmak için bu dini ortaya attıysa başımıza reis yapalım. Eğer evlenmek için yapıyorsa, en güzel kızlarımızı verelim. Zengin olmak için taptığımız putların aleyhinde konuşuyorsa, Kureyş hazinelerini ona teslim edelim. Yeter ki bizi atalarımızın dininden döndürmeye kalkmasın. Eğer bunları kabul etmezse aramızdan çekil, biz onunla kozumuzu paylaşalım.”

Ebu Talip bu teklifleri Peygamber Efendimize götürdüğü zaman buyurmuştu ki: “Vallahi amca! Sağ elime ayı, sol elime güneşi koysalar, ben bu dâvâdan vazgeçemem. Ya bu uğurda ben ölürüm ya da bu dini Allah’ın izniyle dünyaya hâkim kılarım.” Göz pınarlarından süzülen yaşlar arasında söylediği bu kararlı sözler ve ciddi sebat karşısında hayretler içinde kalan amcası Ebu Talip yeğenini kucaklamış ve onu teselli ederek, himayesini devam ettireceğini beyan etmişti. Zira, doğru ve hak olan bir dâvâda sebat etmenin en güzel örneğini görmüştü.

Asr-ı Saaadette gerçekleşen bu hadiseden bütün Müslümanların alacağı büyük dersler vardır.

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları)

Advertisement

Yorum Yap