Merkez üssü Türkiye olan on beş şiddetindeki manevi bir depremle beyinleri sarsılan ve imanları harabeye dönen, dünya ve âhiret saadetleri göçük altında kalan insanları uyandırmak ve hidayet tarafına çağırmak , şuurlu olan her müminin boynuna borçtur. Ancak, hidayet vermek Allah’tandır ve kişilerin iman hakikatine müşteri olmaları da şarttır.
Özellikle Marmara depreminden sonra, yüksek rütbeli bir zatın bir gazeteye verdiği mülâkatı hâlâ hâfızamdadır. Eşi ve üç çocuğunu depremde kaybeden bir baba olarak “Bir sabah onları Avustralya’ya gönderdim, bir daha da dönmeyecekler, diye kendimi teselli ediyorum.” diyen şahsı, mülâkatı alan gazeteci onu tasdik ediyor ve “Böyle kendimizi teselli etmezsek, otuz bin kişinin ayrılığına nasıl tahammül edebiliriz?” diyordu.
Gerçek bir iman şuurundan nasipsiz olmak, insanı ne kadar âciz ve zavallı bir hale getiriyor ya Rabbi! Güya bunlar da Müslüman ve din kardeşlerimiz! Heyhat..
Halbuki, binden fazla ayet-i kerimeyle mukaddes kitabımız Kur’an, âhiret âleminden ve insanların hepsinin oraya gideceğinden haber verdiği gibi, diğer semavi kitaplar ve yüz yirmi dört binden fazla peygamberler mucizelerine dayanarak, yüz yirmi dört milyondan ziyade evliyalar keşif ve kerametlerine istinat ederek ve milyarlarca âlimler akıl ve mantık yoluyla aynı dâvâyı tasdik ettikleri gibi; kâinat ihtiva ettiği bütün hakikatleriyle ve dünya her kışta ölümünden sonra, her baharda dirilmesiyle âhiret gerçeğine şahitlik ediyor.
Bu kadar şahitleri bulunan bir konuda en küçük bir tereddüt ve vesvese olmaması lâzım gelirken, materyalist ve maneviyattan uzaklaşmış dinsiz bir eğitimin kurbanları olan böyle insanlar bu gerçeği göremiyorlar. Çünkü, Bediüzzaman Hazretlerinin dediği gibi “Her şeyi madde de arayanların akılları gözlerindedir. Göz ise, maneviyatta kördür.”
1998 Mayıs ayında birinci defa bir aylığına gittiğim Avustralya’dan döndüğümde soranlara lâtife yollu ” Öbür dünyadan geldim.” diyordum. Fakat, asıl öbür dünya ise, âhiret yurdu olarak bilinen ve bütün müminlerin tasdik ettiği ebedi âlemdir. İşte, olaylara gerçek anlamıyla bakış açısı böyle olmalıdır. Aksi takdirde dünya hayatı çekilmez bir hâle gelecektir. Allah korusun.
asyanur.info samicebeci.net (YouTube-Sami Cebeci videoları)

