İman ve İbadet

HAKKI VE SABRI TAVSİYE EDENLER

Reklam

Uzun emeller taşıyan duygular yüzünden, kendini sonsuza kadar yaşayacakmış gibi bir hisse kaptıran, dünya hayatının fâni ve geçici olduğunu unutarak hiç ölmeyecekmiş gibi davranan gafil insanlar, elbette zarar ve ziyana girenlerin tâ kendileridir.

İman ve İslâm hakikatleri hakkın ve hakikatin ünvanlarıdır. Onlara hakkıyla iman edip gereklerini salih amel şeklinde yerine getiren şuurlu müminler, hem inkârcılara hem de gafil müminlere bu hakikatleri tebliğ etmekle mükelleftirler. Zira, her bir mümin yalnız kendini kurtarmakla değil, başkaların da imanlarını muhafaza etmekle mükelleftir.

Bu fâni hayat içinde imtihandan geçirildiği için, her bir insan muhtelif belâ ve musibetlere maruz kalmaktadır. O musibetlere sabırla karşılık vermek imanın gereğidir. Zaten insan üç sabırla mükelleftir: 1- İbadete devam etmekte sabır. 2- Günahlara karşı direnmede sabır. 3- Musibetlere karşı sabır. İman ve İslâm’ı yaşayan, tebliğ eden ve bu üç şeye karşı sabrı tavsiye edenler, zarar ve hüsrana düşmekten kurtulanlar sınıfına girerler.

Yaşadığımız sosyal hayat içinde  hakkı ve sabrı tavsiye edeceğimiz ne kadar çok insan vardır! Ölüm ve ötesini hiç hesaba katmayan ve kabrin arkası için çalışmayan bu insanlar, elinden tutacak, hakkı ve sabrı tavsiye ederek gerçek rehberlik yapacak şuurlu müminleri beklemektedirler. Ne mutlu, iman edip de salih amel işleyen, hakkı ve sabrı tavsiye ederek hüsrandan kurtulan ve manen etrafına ışık saçarak nice gafil insanların hidayetine vesile olan ve onları da hüsrandan kurtaran iman fedailerine!

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları)

Reklam

Yorum Yap