2. Dünya Savaşından sonra dinsizliğe ve komünist Rusya’ya karşı silahlı bir ittifak olan NATO’ya üye olan tek Müslüman ülkeyiz. Rusya’nın doymak bilmez emellerine karşı kurulan bu ittifak, Müslümanlarla Hristiyanların dinsizliğe karşı kurdukları müşterek bir cephe olmuştur. Bir takım olumsuzlukları yanında, hür dünyanın sığındığı bir siperdir. Büyük deccal komünizmin çökmesinin de önemli sebeplerinden birisidir.
Avrupa Birliği de bu ittifakın iktisadî, siyasi ve kültürel boyutudur. Demokrasinin baş düşmanı Kemalizm denilen resmi ideolojinin ortadan kalkmasının sebebi olan bu ittifaka, tam anlamıyla ülkemizin üye olması bir mecburiyet olarak görülüyor. Zira, dahildeki demokratların bu resmi ideolojiden kurtulmamıza güçleri yetmemektedir. Lâiklik maskesi arkasına saklanan resmi ideoloji, ancak Avrupa Birliğinin desteğiyle ortadan kalkacak ve bu ülkede ileri demokrasi o zaman kurulacak gibi gözüküyor.
Asırların ötesinden Kâinatın Efendisi’nin (asm) bu mânâya işaret ettiğini Bediüzzaman şöyle izah eder: “Âhirzamanda İsevilerin hakiki dindarları ehl-i Kur’an’la ittifak edip, müşterek düşmanları olan zındıkaya dayanacakları gibi, şu zamanda dahi ehl-i diyanet ve ehl-i hakikat, değil dindaşı, meslekdaşı, kardeşi olanlarla ittifak etmek, belki Hristiyanların hakiki dindar ruhanileriyle dahi, medar-ı ihtilâf noktaları muvakkaten medar-ı münakaşa ve niza etmeyerek, müşterek düşmanları olan mütecaviz dinsizlere karşı ittifaka muhtaçtırlar.” (Lem’alar s. 375)
Bu ve buna benzer nice hakikatlere dayanarak ve Risale-i Nur mesleğinin bu önemli prensibine istinaden, Cemaat olarak Yeni Asya Ekolü, iktidarda kimin olduğuna bakmaksızın Avrupa Birliği projesine devamlı destek verdi ve birliğe girilmesine taraftar oldu. Yeni Asya’nın arşivleri meydandadır. Avrupa Birliğine “Hristiyan Kulübü” diyerek uzun yıllardır aleyhinde konuşarak gelenlere ve ayak sürüyenlere rağmen, biz bu konudaki desteğimizi sürdürmeye devam ediyoruz. Bir kısım dindarların bizim bu duruşumuzu anlayamamalarına karşı, onlara yine ısrarla Bediüüzaman’ı ve Risale-i Nur’u bir bütün olarak okumalarını tavsiye ediyoruz.
Zübeyrî Çizgi diye nitelendirdiğimiz Risale-i Nur mesleğini hakkıyla kavrayanlar, mesleğin bu cihetini de böyle anlar ve hayata tatbik ederler. Başkalarının nasıl anladığı ve yorumladığı ise, onları fikren ve zihnen hiç meşgul etmez. Kararlı bir tarzda hizmetlerine ve yollarına devam ederler.
asyanur.info samicebeci.net (YouTube-Sami Cebeci videoları)

