Lâiklik prensibini din ve vicdan hürriyetinin teminatı olarak kabul etmeyip, din düşmanlığı ve dindarları ezme aracı olarak gören bir zihniyetin mensuplarından, bu milletin dindarları bir asırdır çok eza ve cefalar çekerek geliyor.
Dinsizliğini lâiklik perdesi arkasına saklayan ve bukalemun gibi her renge girerek her kılığa bürünen ve iki yüzlülükten ziyade yüzlerce sahte yüzlere sahip olan ve nifak özelliğiyle, dostları düşmana döndüren lâik adamlar; bu memleketin en problemli ve şahsiyet yoksunu olan insanlarıdır.
İnsanlık tarihi ile birlikte var olan ve bulunduğu toplumun asayiş ve huzurunu bozup kargaşaya sebep olan bu insanlar, en son ve mukaddes İslâm dininin ilk yıllarında da vardı. Medine-i Münevvere’de, daha önceden gelip yerleşmiş olan Yahudi kabilelerinden Ben-i Nadir, Ben-i Kaynuka ve Ben-i Kureyza denilen üç kabile bulunuyordu. Bunların içinden bazıları Müslüman olduklarını söylüyorlardı. Müslümanların arasına fitne tohumu ekmeyi vazife sayan ve “Biz de Müslümanız. “diyen bu heriflerin bir kısmı, Müslümanların en zorda oldukları zamanlarında yalnız bırakıyorlardı. Bu münafıklar güruhunun lideri Abdullah ibn-i Übey denilen bir adamdı. Peygamber Efendimiz (asm) onları teker teker tanırdı. Bir keresinde bu münafık olanları, en çok hadis rivayet eden Hazret-i Ebu Hureyre’ye (r.a.) bildirmişti. Bunu yakinen bilen Hazret-i Ömer (r.a.), Hz. Ebu Hureyre’ye rica etmiş, kendisinin de onların içinde olup olmadığını sormuş ve onların kimler olduğunu söylemesini istemişti. Fakat, Hz. Ebu Hureyre’ye (r.a.) kimseye söylememek şartıyla bildirildiği için söyleyememişti. Hz. Ömer (r.a.) bir cenaze olduğu zaman, Hz. Ebu Hureyre’yi takip eder ve onun katılmadığı cenaze namazına, o da katılmazdı. Çok önemli bir durum! (Devamı yarın)
asyanur.info samicebeci.net (YouTube-Sami Cebeci ile Risale-i Nur dersleri) (YouTube-Sami Cebeci ile her akşam canlı Risale-i Nur dersleri)

