Dünyanın tamamını etkileyen bir salgın hastalık yüzünden bütün insanlık dehşete kapıldı ve huzuru kaçtı. Genç ihtiyar fark etmeden herkese bulaşabilen bu hastalık, ne zaman ve nerede kimi yakalayıp hasta edeceği ve kimlerin ölümüne sebep olacağı bilinemediğinden korku dağları sardı.

Devlet başkanlarını, bakanları ve üst düzey bürokratları ve herkesin tanıdığı meşhurları dahi ansızın yakalayıveren bu salgın hastalık, inanan insanları da endişelendirdi.  Fakat, bu salgına karşı alınması gereken bütün tedbirleri alan ve gereğini yapan müminleri, elbette inanmayan insanlar gibi dehşete düşürmedi. Çünkü, imanları gereği, her şeyin Allah’ın ilim, irade ve kudreti altında cereyan ettiğine olan imanları, onlar için manevi bir kalkan vazifesi görüyor.

Risale-i Nur’dan tam dersini alan Nur Talebeleri ise, elbette diğer insanlardan farklı olarak “Her şeyin iyisini al, fena ve çirkin olanını bırak.”kaidesiyle hareket ederek, selâmet-i kalbini ve istikâmet-i fikrini muhafaza ederler. Bu hususta, Bediüzzaman’ın Tasdik-i Gaybi mecmuasında anlattığı şu hakikat bir ölçüdür: “Ben tahmin ediyorum ki, bütün küre-i arzın bu yangınında ve fırtınalarında selâmet-i kalbini ve istirahat-ı ruhunu muhafaza eden ve kurtaran bu memlekette Risale-i Nur dairesine sadâkatla girenlerdir. Çünkü onlar, Risalet-ün Nurdan aldıkları iman-ı tahkiki derslerinin nuruyla ve gözüyle her şeyde rahmet-i İlâhiyenin izini, özünü, yüzünü görüp, her şeyde kemâl-i hikmetini ve cemal-i adaletini müşahede ettiklerinden, kemâl-i teslimiyet ve rıza ile Rububiyet-i İlâhiyenin icraatlarından olan musibetlere karşı teslimiyetle gülerek karşılıyorlar, rıza gösteriyorlar ve merhamet-i İlâhiyeden daha ileri şefkatlerini sürmüyorlar ki elem ve azap çeksinler. İşte bu hakikate binaen, değil yalnız hayat-ı uhreviyenin, belki dünyadaki hayatın dahi saadet ve lezzetini isteyenler, hadsiz tecrübelerle Risalet-ün Nurun imanî ve Kur’an’î derslerinde bulabilirler ve buluyorlar.” (Sikke-i Tasdik-i Gaybî s.170)Evet, bir ağacın yaprağı ve bir sineğin kanadı dahi Allah’ın iradesi dışında kalmadığı gibi;  sosyal hadiselerin ve dünyada cereyan eden olayların hiç biri tesâdüfî ve rastgele meydana gelmemektedir. İnsanların cüz’i iradelerinin perdesi arkasında, yine Allah’ın külli ve sonsuz iradesi hükmetmektedir.

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları)