Muhyi ismiyle bütün canlılara hayat veren ve kâinatı şenlendiren Cenab-ı Hak, Mümit ismiyle de verdiği hayat nimetini geri alıyor ve arkadan gönderdiği yeni hayat sahipleriyle ve gidenlerin yerini doldurmak suretiyle, dünya misafirhanesini mütemadiyen doldurup boşaltıyor.

Sonsuz maksatlar ve gayeler için yarattığı şu kâinat âleminin, müstesna ve hareketli bir mevkiinde yerleştirdiği güneş sisteminin, hayata mazhar bir gezegeni olan şirin dünyamızın en önemli misafirleri olan biz insanlar; diğer canlı varlıklar gibi, Allah’ın koyduğu kanunlar çerçevesinde olup, irademiz dışında bu dünyaya gönderildiğimiz gibi, yine irademiz dışında çok sevdiğimiz, âdeta âşık olduğumuz dünyamızdan çıkarılıyor ve başka âlemlere sevk ediliyoruz.

Bu dünya misafirhanesine gönderilen ve Allah’ın bin bir Esma-i Hüsnasına (güzel isimlerine) mazhar olduktan ve yaratılış gayemizin sonsuz hikmetlerinden biri olan imtihana tâbi tutulduktan sonra; bir defaya mahsus olmak üzere geldiğimiz bu imtihan âleminden, ya gideceğimiz âlemi kazanarak, ya da -Allah korusun- kaybederek ayrılmakla karşı karşıya kalıyoruz.

Bütün semavi dinlerin ve ellerinde mucize bulunan umum peygamberlerin haber verdikleri bu kesin gerçeği, onların sayesinde yetişen milyonlarca evliya keşif ve kerametlerine dayanarak tasdik ettikleri ve yine milyarlarca âlimler akıl ve ilme istinat ederek ispat ettikleri  ve kâinat bütün gidişat ve ihtiva ettiği hakikatleriyle teyit ettiği halde; ekser insanlar hem bu dünyaya gelişin gayelerini, hem gidilecek olan âhiret yurdunun varlığını inkâr, ya da ondan gaflet ederek, hoyratça hayatlarını boş yere harcıyor ve ebedler diyarını kendi elleri ve amelleriyle cehenneme dönüştürüyorlar.

Deve kuşu gibi, gözlerini inkâr veya gaflet kumuna sokarak, gerçeklere gözünü kapayan ve görmezlikten gelen gafil insanlar, kaçıp kurtulamadıkları ölüm hakikatine karşı hangi teselliyi buluyorlar? Ne kadar yazık! Allah, onlara da hidayet ve basiret versin, amin.

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-SAmi Cebeci videoları)