Asrın manevi sahibi olan Bediüzzaman Hazretlerinin geçtiği veya bir müddet kaldığı her mekânın ayrı bir kıymeti ve değeri vardır.

Bu Müslüman milletin hem dünya hem de âhiret saadeti için kendi hayatını ortaya koyan o büyük insan, her eza ve cefayı bizler için çekti. Bu yolda çeşitli işkence ve sıkıntılara katlanmak durumunda kaldı.

Hayatı boyunca en küçük bir istibdat ve tahakküme boyun eğmeyen Bediüzzaman, dahilde emniyet ve asâyişin bozulmaması için, küçük bir karakol amirinin keyfi baskı ve uygulamalarına bile sabırla karşılık verdi. Böylece, bir karışıklık çıkması için kışkırtarak din ve dindarları ezmeye çalışan karanlık güç odaklarına fırsat vermedi. Hayatının sonlarına doğru, kendisine çeşitli işkence ve zulümleri reva gören, sürgünden sürgüne gönderen, mahkemelerde mahkum etmek isteyen, zindanlarda yer hazırlayan bütün hasımlarına hakkını helâl etti. Hata ve kusurları yüzde beşe verdi. Onların, kaderin derin sırlarını anlayamayarak İlâhi tecellilerin gerçekleşmesine vesile oldukları söyledi. Hiç bir talebesinin intikam peşinde koşmamasını istedi. Bunun yerine, Risale-i Nurların bol miktarda ve sürekli okunmasını tavsiye etti. Ehl-i dalâletle yapılacak manevi mücahedenin ancak bu surette olabileceğini söyledi. Fertten cemiyete geçen büyük bir ıslahat hizmetinin, irşat ve tenvir eksenli bir metotla ancak gerçekleşebileceğini tespit etti. Nur Talebeleri de bu ve emsali vasiyetlerini emir telâkki ederek, emniyet ve huzurun manevi bekçisi olmayı şeref bildiler. Ona zarar verecek en küçük bir olumsuz olaya karışmadılar.

Bediüzzaman Hazretlerinin çilesini çektiği hapis olaylarından biri de Denizli’de geçti. Uzun süren mahkeme safahatından sonra masum oldukları anlaşılınca, hem kendisi, hem eserleri, hem de bütün talebeleri berat ettiler. (Devamı yarın)

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları)  (YouTube-Sami Cebeci ile canlı Risale-i Nur dersleri)