Anadolu Seyahat Notları

ANADOLU İL VE İLÇE ZİYARETLERİ- 2 (GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ…)

(Dünden devam)

Meşveret mekanizmalarını âmir ve şahs-ı manevinin otoritesini hâkim kılarak şahıs hâkimiyetine son veren, bu vesileyle cemaat içi demokrasiyi en kâmil mânâda işleterek, Türk demokrasisine bile örnek olan ve böylece “Asya’nın bahtının miftahı meşveret ve şuradır.” hakikatini bünyesinde ihya eden Nur kervanının bahtiyar mensupları, milletimizin ve ülkemizin yüz akı olmayı sürdüreceklerdir.

Bu cümleden olarak, dâvet üzerine gittiğimiz Gölcük ilçesinde verdiğimiz “Bediüzzaman’a göre cumhuriyet, demokrasi, şeriat ve lâiklik kavramları” konulu konferans, gerçekten beklenilenden fazla bir ilgi görmüş, her yaştan geniş bir yelpazeye hitap edilmişti. Üç haftada bir gerçekleştirilen seminer ve konferans faaliyetlerinin her tarafa güzel bir örnek olmasını temenni ediyor, başarılı çalışmalarından dolayı Gölcüklü gönül dostlarımızı tebrik ediyoruz.

Şehir merkezindeki beş katlı vakıf binasını tam kapasite ile değerlendiren ve çok amaçlı hizmetlerde kullanan Gölcüklü dostlarımız gibi; temel hizmetlerinin yanı sıra, seminer çalışmalarını on beş günde bir sürdüren Düzceli dâvâ arkadaşlarımızla Salı günü akşamı birlikte olduk. Yeni Asya Vakfının temsilciliğinin yürütüldüğü ve seminer faaliyetleri için tanzim edilmiş mekânı ziyaretten ve bir seminer programı sözü verdikten sonra, hemen onun üstündeki dershanemize çıktık. Bir hayli devam eden ve manevi bir atmosfer içinde cereyan eden ders ve sohbeti müteakip, ertesi gün Ankara’ya hareket ettik.

Önce, yol üzerindeki Bolu iline uğradık. Taş Han’daki Yeni Asya temsilciliğini ziyaret ettik ve en kısa zamanda cadde üstü bir mekâna taşınmalarını temenni ederek vedalaşıp, Gerede ilçesine ulaştık. Çok uzun zamanlardan beri meydana gelen nice dahili ve harici olaylar karşısında en küçük bir sarsıntı geçirmeyen, sebatkâr ve istikametli çizgisiyle dâvâ adamlığında herkese güzel bir örnek olan Süleyman Ağabeyimizle hasretle kucaklaştık.

Sohbet esnasında söylediği sözler ömür boyu kulaklarımıza küpe olacak özellikteydi. “Kardeşlerim! Ben burada bir fikrin ve bir misyonun temsilciliğini diğer kardeşlerimle birlikte üstlenmişim. Şayet ben tek başıma da kalsam, karşımda başka kimliklerle hizmet eden dinî cemaatler de olsa, ben yine yerimde sabit kalmayı tercih ederim. Onların hizmetlerini tebrikle birlikte, kendi kimliğimi korur, onların kimliğinde erimeyi ve saf değiştirmeyi aklımın ucundan bile geçirmem.”

İşte, bu ifadeler alkışlanır ve dâvâ adamı ruhunu kazananlar tarafından hayat prensibi yapılır. Erken ayrılalım dedik fakat bırakmadı ve evine götürdü. Bir müddet sohbetten sonra tekrar yola koyulduk ve sağanak halinde yağan yağmur altında ulaştığımız Ankara’da, mahallemizdeki Çarşamba dersine yetiştik, elhamdülillah. (Devamı yarın)

(Not: Bütün gönül dostlarımızın Kurban Bayramını en içten duygularla tebrik eder, ülkemize, İslâm âlemine ve umum insanlığa hayırlara vesile olmasını Cenâb-ı Haktan niyaz ederim.)

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları) (YouTube-Sami Cebeci ile her akşam canlı Risale-i Nur dersleri)

Reklam

Yorum Yap