Bir önceki makalemizde iktibas ettiğimiz uzunca izahlar her şeyi açıkça ortaya koyuyor. Neden siyasi cereyanlardan ve siyasi cemaatlerden bağımsız kalmamız gerektiğini net olarak ifade ediyor. “Gelene ağam, gidene paşam!” felsefesiyle  güçlüden yana tavır alarak, siyasi partilerden ve devlet imkânlarından yararlanmak ve mahalli idarelere sırtını dayayarak kısa zamanda büyümek, dev gibi binalar dikmek ve iman hizmetini yaygınlaştırmak mümkündür.

Böyle yapmayı maslahat görenleri  yadırgamak, belki doğru olmayabilir. Ancak, Risale-i Nur’dan tam ders alan sâdık talebelerin havaya göre  tavır almaları doğru değildir. Nur talebesi olmanın en önemli vasfı, mesleğin temel kurallarına riayet etmek ve o prensipleri zorlama tevillere girmeden hayata tatbik etmektir.

Geçmişten günümüze güçlü iktidarlar tarafından yapılan teklifleri kabul etseydik, belki hizmet bakımından şimdiki maddi ve manevi durumdan çok farklı olabilirdik. Hem yaşamak durumunda kaldığımız dahili ve harici sıkıntılara muhatap olmazdık. Fakat o zaman istiklâlimizi kaybederek, kimliksiz bir cemaat olma riskiyle karşı karşıya kalabilirdik.

Tarih çok şeylere şahit oldu. Bu hayat nasıl olsa geçer. Kendi imkânlarımız ve kendi yağımızla kavrulmayı tercih ederek, istiklâlini korumuş ve sırf Allah’ın rızası dairesinde iman hizmeti yapan ihlâslı bir cemaat olarak kalabilmek ve mahşer günü hesabımızı Rabbimize o şekilde vermek hedefimiz olmalıdır. Her türlü dünyevî sıkıntılara razı olalım, fakat Allah’ın huzuruna açık alınla çıkalım. Ve Nur mesleğinin bu en temel kuralına uymayı ibadet olarak kabul edelim, vesselam.

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları)